
Wine, *nix ortamlarında windows uygulamalarını çalıştırmak için geliştirilmiş, açık kaynak kodlu bir API‘dir. Çalışırken Windows ‘a gerek duymaz. Bu incelediğimiz windows API’si inanmayacaksınız tamamen sıfırdan yazılmış, 0% Windows kodu içeriyor. Bunun nasıl olduğunu anlamak gerçekten çok güç. Bunu yapmak, aynı karanlık bir odadaki nesnenin rengini tahmin etmeye benziyor. Hak verirsiniz ki hergün yeni yazılımlar çıkıyor ve odadaki renk sayısı artıyor ama maalesef odadaki ışık düğmesine basılmıyor. Haliyle çok tempolu bir çalışma ve düzenli bir güncelleme gerekiyor. Dün de yeni versiyonu yayınlandı.(0.9.40) Bu versiyonda mshtml dosyalarında ses ve direct 3d dosyalarında iyileştirmeler yapılmış bir çok hata da giderilmiş ama hala tüm Windows yazılımlarını çalıştıracak altyapıya sahip değil, fakat Wine’ın ücretli versiyonu olan Crossover‘la Adobe Photoshop CS3 , Flash CS3 gibi yazılımları çalıştırabiliyoruz. Web sitesinde çalışmalar olduğundan bir süre ulaşamayabilirsiniz fakat dosyalar sourceforge’da olduğu için rahatlıkla tarball dosyasını indirebilirsiniz. Bol GNU/Linux’lu günler!

Keşke çalıştırılabilir dosyaların bir standardı olsa da bu denli yetenekli programcılar güçlerini başka projelere aktarsalar.
Ne güzel bir ütopya değil mi yazılmış bir programı (her farklı sistemde ayrı ayrı derlemeden) olduğu gibi başka işletim sistemlerine aktarabiliyorsunuz. Ne de güzel olurdu. Ama GNU/Linux’un farklı dağıtımlarında bile farklı paketleme sistemlerini kullanıyoruz ne yazık ki
Farklılık kötü bir şey değil serkanım, herkesin kendini bulduğu bir bölge oluşturmak özgürlüktür, standartlar oluşturmak ise (yani microsoft’un yaptığı gibi, bkz: ooxml) insanları hapsetmektir. GNU felsefesi de zaten bunun üzerine kurulmuştur, bir ütopyadan ziyade kendi içinde tutarlı bir düşünce sistemidir.