Kullanılabilirlik ve Bağımlılık
Microsoft bugüne kadar kullanışlı(?) bilgisayar ürünleri ortaya koydu.
Kullanışlının yanına soru işareti koydum çünkü bu çok değişken bir kavramdır. Son kullanıcıya kolay gelen her ürün kullanışlıdır veya karmaşık her ürün kullanışlıdır diye bir şey söyleyemeyiz. Hatta kullanıcıların büyük bir kısmının alıştığı ürüne de kullanışlı diyemeyiz.
Aslında şuradaki resmin olayımızı çok güzel bir şekilde açıklayabileceğini düşünüyorum. Son kullanıcı için gayet güzel; tıkla ve bul, çevir ve oynat! Fakat biraz daha bilgiliyseniz ve hacker tabiriyle VCR alıcınızı programlamak istiyorsanız; işte bu basitlik tam bir kabusa dönüşüyor. Daha fazlasını isteyince bu basitlik bir sıkıcılığa dönüşüyor.
LESS IS MORE -> LESS IS A BORE
son kullanıcı -> hacker
Sanırım bu kabusun nedeni bilgisayar bilgimiz geliştikçe, kullandığımız ürünün benzerini hatta daha iyisini yapabileceğimizi düşünmemiz.
Peki daha iyisini nasıl yaparız veya elimizdekini nasıl daha güzel bir şekle sokarız veya daha kötü düşünelim bilgisayarımızı özelleştirebilir miyiz? Tabii ki bize yeterli özelleştirme imkanı verildiyse yani kodlarıyla az buçuk oynayabiliyorsak yababiliriz.
Bu sebeptendir ki çevrenizde dikkat ettiyseniz bilgisayardan iyi anlayan çoğu insanın OS tercihi GNU ve BSD türevleri olmuştur.
Peki bilgisayardan iyi anlamak derken ?
Bu da göreceli bir kavram aslında. “Oğlum bilgisayarcı teyzesi”ndeki oğlandan bahsetmiyoruz tabii ki. Format atmayı bilmek herşey değildir çünkü. Ben kendi hesabıma konuşayım, defragmantasyonun mantığını ve formatın herşeyi çözemeyeceğini bilen kişi bilgisayardan az buçuk anlıyor demektir.
Bu insanlar bilgisayardan anlıyor da neden Linux’a geçmiyor?
Bağımlılıktan dolayı! Hayati önemi olan Adobe programları, arada bir kaçamak yaptığımız bazı oyunlar Linux’ta maalesef stabil bir şekilde çalıştırılamıyor. Eğer çalışabilse iddia ediyorum Linux’un pazar payı %25′e çıkar.
Peki neden Microsoft kodlarını açmıyor?
Birkaç manyak dışında kimse geliştirmez diye mi?
Zaten çok kullanışlıyız gerek yok diye mi?
Hayır!
İnsanlar Windows’un ne kadar boş bir şey olduğunu anlayacaklar da ondan.
Hataları gözükecek de ondan.
Kel olduğunu gizlemek için yandaki saçlarını üste tarayan amcalar gibi…
Nisan 23rd, 2008 at 20:31
Nisan 23rd, 2008 at 22:23
Microsoft boş değil, yararlı işler çıkartan başarılı bir firma fakat fazlasıyla gizemli… Microsoft ürünlerini kurarken kabul ettiğin sözleşmeden(EULA) de anlayabileceğin gibi Microsoft tüm bilgilerini toplayıp istediği kurum ve kişilerle paylaşabilir. Bu da gizlilik, özel hayat, devlet sırlarının nasıl da değersizleştiğini gösterir açıkça.
Senin benim gibi ev kullanıcılarının günlük hayatında bu detay sorun çıkarmasa da bu olay devletini, yaşadığın ülkeni inanılmaz derecede tehdit ediyor, yani dolaylı olarak seni de.
Ama ilginç gerçekler de var. Mesela bu yazıyı yazan ben şu an windows kullanıyorum, neden? Çünkü donanım üreticim ısrarla linuxta veya mac os x ‘de çalışabilmem için gerekli yazılımı temin etmiyor. Neden etmiyor? Çünkü microsoft piyasadaki en büyük işletim sistemi geliştiricisi. (%90+) Hem adamların işine de gelmiyor, farklı platformlarda donanımlar farklı davranışlar sergileyebiliyor. Örneğin mobil harddisklerin dönme hızları Linux ta hala çok hızlı geliştiriciler bunu hala düzeltebilmiş değil. Sanıyorum donanım üreticileri araya girmedikçe bu pek mümkün olmayacak. Adam bunu düzeltip zaman kaybedeceğine, “Bunun pazar payı düşük!” der geçer.
O zaman ne yapmalı ? tabii ki sivil toplum örgütleri oluşturulmalı ve en azından EULA’nın değiştrilmesi için çalışmalar başlatılmalı ama ne yazık ki o sivil toplum örgütleri de windows kullanıyor olacak…
Mayıs 24th, 2008 at 21:32
Valla bizimkiler Pardus Linux’u çıkarmasaydı, kendim bir FOS Linux (Ferhad’s OS) çıkarma niyetindeydim.
Bazı mecaz-ı mürseller.
Mircosoft = Microfos, Microstuupid.
Internet Explorer = Internet Exploder.