Kayıt Ol! | Giriş Yap

Archive for the ‘işime Yarar’ Category

Overlokçu

without comments

Kadınların dikkatine,

Overlok ayağınıza geldi. Halı kenarına, yolluk, paspas kenarına; halıfleks kenarına overlok çekilir. 5 dk’da teslim edilir.

İki yıldır bu anonsa çok aşinayız. Şu cırtlak sesli kadının sesini kasede çekip, altına bir peugeot minubus çeken overlokçu oluyor bugünlerde. Hele pazar günleri o kadar çoğalıyorlar ki evin önünden dört, beş kere overlokçu geçtiği gün oluyor. Neden? Çünkü yapılması, tezgahını kurması çok kolay. Bilgi, birikim, eğitim gerektirmiyor. Overlok makinası, jeneratör bir de megafon aldın mı tamamdır usta!  Al sana üç adımda ekmek kapısı. Ne yıllarca okumak, ne de patron zırvası çekmek var! Temiz iş kısaca…

Fakat, sektör artık doymuş durumda, bu işi yapan gerçekten çok insan var üstelik mazot da 3,3 lira olmuş. Peki ne kazanıyor o zaman bu adamlar diye sorsan “Abi günü kurtaracak kadar işte!” der çoğu. Orada Türk milleti olarak çok büyük bir zaafımız ortaya çıkıyor. Örneğin ben kâr edecek yeni bir iş alanı buldum diyelim, hemen uyanık! kesim o iş modelini hiç değiştirmeden aynen kullanır ve para kazanmaya çalışır. O işi yapan adamlar virüs gibi türer. Bir süre işler çok güzel gider, sonra sektör çıkmaza girer ve herşey çöpe. Anlayacağınız milletçe yaratıcılıktan yoksun, günümüzü kurtaracak işlere yatırım yapıyoruz. Yani “getir götür insanı”yız biz.

İnternet aleminde de aynıyız. Herşeyin hazırını bulur(script), en kolay yoldan(süperteklif) para kazanamaya çalışırız(Adsense).Halbuki biraz uğraşıp, emek verip kendi emeğimizi de katsak (bkz: ek$i sözlük) eminim ki uzun süreli başarılar elde edeceğiz. Sadece biraz yaratıcı olmak ve çalışmak gerekiyor, durun ilkinden vazgeçtim. Serkan sayesinde tanıdığım Paul Graham, bir eserinde şöyle diyordu:

Aklıma startup’lar için fikir geliştirmeye yönelik birkaç buluşsal yöntem geliyor, ama çoğu şuna indirgenebilir: İnsanların yapmaya çalıştığı bir şeye bakın ve bunun berbat olmayan bir şekilde nasıl yapılabileceğini bulun.

İşte bu! Size çalışıp altyapıyı hazırlamak kalıyor. Diğer iş modeli gibi hammallık yapmanıza bile gerek yok, bir kere çarkı döndürdünüz mü, işiniz sizi uzun bir süre idare edecek. “Temiz iş!”ten anladığım işte bu…

Written by Yalçın Can

Temmuz 20th, 2008 at 10:08 pm

Kullanılabilirlik ve Bağımlılık

with 3 comments

Microsoft bugüne kadar kullanışlı(?) bilgisayar ürünleri ortaya koydu.

Kullanışlının yanına soru işareti koydum çünkü bu çok değişken bir kavramdır. Son kullanıcıya kolay gelen her ürün kullanışlıdır veya karmaşık her ürün kullanışlıdır diye bir şey söyleyemeyiz. Hatta kullanıcıların büyük bir kısmının alıştığı ürüne de kullanışlı diyemeyiz.

Aslında şuradaki resmin olayımızı çok güzel bir şekilde açıklayabileceğini düşünüyorum. Son kullanıcı için gayet güzel; tıkla ve bul, çevir ve oynat! Fakat biraz daha bilgiliyseniz ve hacker tabiriyle VCR alıcınızı programlamak istiyorsanız; işte bu basitlik tam bir kabusa dönüşüyor. Daha fazlasını isteyince bu basitlik bir sıkıcılığa dönüşüyor.

LESS IS MORE -> LESS IS A BORE

son kullanıcı -> hacker

Sanırım bu kabusun nedeni bilgisayar bilgimiz geliştikçe, kullandığımız ürünün benzerini hatta daha iyisini yapabileceğimizi düşünmemiz.

Peki daha iyisini nasıl yaparız veya elimizdekini nasıl daha güzel bir şekle sokarız veya daha kötü düşünelim bilgisayarımızı özelleştirebilir miyiz? Tabii ki bize yeterli özelleştirme imkanı verildiyse yani kodlarıyla az buçuk oynayabiliyorsak yababiliriz.

Bu sebeptendir ki çevrenizde dikkat ettiyseniz bilgisayardan iyi anlayan çoğu insanın OS tercihi GNU ve BSD türevleri olmuştur.

Peki bilgisayardan iyi anlamak derken ?

Bu da göreceli bir kavram aslında. “Oğlum bilgisayarcı teyzesi”ndeki oğlandan bahsetmiyoruz tabii ki. Format atmayı bilmek herşey değildir çünkü. Ben kendi hesabıma konuşayım, defragmantasyonun mantığını ve formatın herşeyi çözemeyeceğini bilen kişi bilgisayardan az buçuk anlıyor demektir.

Bu insanlar bilgisayardan anlıyor da neden Linux’a geçmiyor?

Bağımlılıktan dolayı! Hayati önemi olan Adobe programları, arada bir kaçamak yaptığımız bazı oyunlar Linux’ta maalesef stabil bir şekilde çalıştırılamıyor. Eğer çalışabilse iddia ediyorum Linux’un pazar payı %25′e çıkar.

Peki neden Microsoft kodlarını açmıyor?

Birkaç manyak dışında kimse geliştirmez diye mi?

Zaten çok kullanışlıyız gerek yok diye mi?

Hayır!

İnsanlar Windows’un ne kadar boş bir şey olduğunu anlayacaklar da ondan.

Hataları gözükecek de ondan.

Kel olduğunu gizlemek için yandaki saçlarını üste tarayan amcalar gibi…

Written by Yalçın Can

Nisan 18th, 2008 at 7:47 pm

Posted in *nix, işime Yarar

Tagged with , , ,

Neden Bizden de Garaj Girişimleri Çıkmaz?

with 5 comments

apple’ın garajı

Steve Jobs ve Steve Wozniak, 1976 yılında gördüğünüz evin garajında Apple Inc’in temellerini atmış. Apple kurulduğu yıllarda şimdiki gibi elektroniğin birçok dalında hizmet veren bir kuruluş değilmiş. İki kafadar o yıllarda sadece kişisel mikrobilgisayar üretimi üzerinde yoğunlaşmış. O yıllarda da insaların gözünde bilgisayar; oda büyüklüğünde, aşırı sesli, radyasyon kaynağı bir araç. Haliyle insanların bilgisayarları kişisel kullanım için satın alacağını düşünmek gayet uçuk bir fikir o zamanlar fakat şu an kullandığımız çoğu şey zamanında “Eminim bu aleti kullanan olmaz.” denilmiş araçlar değil midir? Kabul ediyorum kişisel bilgisayar fikri o zaman şartlarında destek ayrılamayacak düzeyde ileri arge çalışması olarak görülebilir ama bir fikri bir ürünü başkalarından önce düşünmek ve doğru zamanda uygun bir fiyatta satarak hayata geçirmek neler kazandırır sizce? Read the rest of this entry »

Written by Yalçın Can

Şubat 13th, 2008 at 2:36 pm

Bookmarklet Nedir, Nasıl Kullanılır?

without comments

Bookmarklet dizinim

Nedir?

Küçük bir javascript programcığıdır. Genelde araç çubuğumuza sürükleyip bırakarak oluşturduğumuz bu kodla, hizmet sağlayıcı siteye girmeden onun hizmetlerinden yararlanabiliyoruz. Yani del.icio.us sitesine yeni bir bağlantı ekleyeceğinizi varsayalım. Normalde ekleyeceğiniz sitenin Read the rest of this entry »

Written by Yalçın Can

Ekim 22nd, 2007 at 10:45 pm

İnternet Bağımlılığı 2

with 2 comments

İnternet Bağımlısıİsrail’li psikyatristlerin söylediklerine göre internet bağımlılığı kumar, seks bağımlılığı, kleptomani, gibi aşırı bağımlılıkların kategorisine sokulmalı.

Tel Aviv Üniversitesi‘nde çalışan doktor Pinhas Dannon’un bildirdiğine göre internete giren insanların %10′u internet bağımlılığı hastalığına tutulmuş durumda ve bu durum onları aşırı endişe ve çeşitli depresyon hastalıklarına sürüklüyor.

İnternet bağımlılığı, zihin sağlığı uzmanlarına göre saplantılı-zorlanımlı rahatsızlık kategorisine konmuş, fakat Bay Dannon’un bahsettiğine göre internet bağımlılığı kategorisindeki hastalar bu konumdan çok daha vahim bir durumdalar. İnternet onlar için bir süre sonra Read the rest of this entry »

Written by Yalçın Can

Ağustos 28th, 2007 at 9:30 pm