Archive for the ‘İşime Yarar’ Category

Kullanılabilirlik ve Bağımlılık

Cuma, Nisan 18th, 2008

Microsoft bugüne kadar kullanışlı(?) bilgisayar ürünleri ortaya koydu.

Kullanışlının yanına soru işareti koydum çünkü bu çok değişken bir kavramdır. Son kullanıcıya kolay gelen her ürün kullanışlıdır veya karmaşık her ürün kullanışlıdır diye bir şey söyleyemeyiz. Hatta kullanıcıların büyük bir kısmının alıştığı ürüne de kullanışlı diyemeyiz.

Aslında şuradaki resmin olayımızı çok güzel bir şekilde açıklayabileceğini düşünüyorum. Son kullanıcı için gayet güzel; tıkla ve bul, çevir ve oynat! Fakat biraz daha bilgiliyseniz ve hacker tabiriyle VCR alıcınızı programlamak istiyorsanız; işte bu basitlik tam bir kabusa dönüşüyor. Daha fazlasını isteyince bu basitlik bir sıkıcılığa dönüşüyor.

LESS IS MORE -> LESS IS A BORE

son kullanıcı -> hacker

Sanırım bu kabusun nedeni bilgisayar bilgimiz geliştikçe, kullandığımız ürünün benzerini hatta daha iyisini yapabileceğimizi düşünmemiz.

Peki daha iyisini nasıl yaparız veya elimizdekini nasıl daha güzel bir şekle sokarız veya daha kötü düşünelim bilgisayarımızı özelleştirebilir miyiz? Tabii ki bize yeterli özelleştirme imkanı verildiyse yani kodlarıyla az buçuk oynayabiliyorsak yababiliriz.

Bu sebeptendir ki çevrenizde dikkat ettiyseniz bilgisayardan iyi anlayan çoğu insanın OS tercihi GNU ve BSD türevleri olmuştur.

Peki bilgisayardan iyi anlamak derken ?

Bu da göreceli bir kavram aslında. “Oğlum bilgisayarcı teyzesi”ndeki oğlandan bahsetmiyoruz tabii ki. Format atmayı bilmek herşey değildir çünkü. Ben kendi hesabıma konuşayım, defragmantasyonun mantığını ve formatın herşeyi çözemeyeceğini bilen kişi bilgisayardan az buçuk anlıyor demektir.

Bu insanlar bilgisayardan anlıyor da neden Linux’a geçmiyor?

Bağımlılıktan dolayı! Hayati önemi olan Adobe programları, arada bir kaçamak yaptığımız bazı oyunlar Linux’ta maalesef stabil bir şekilde çalıştırılamıyor. Eğer çalışabilse iddia ediyorum Linux’un pazar payı %25′e çıkar.

Peki neden Microsoft kodlarını açmıyor?

Birkaç manyak dışında kimse geliştirmez diye mi?

Zaten çok kullanışlıyız gerek yok diye mi?

Hayır!

İnsanlar Windows’un ne kadar boş bir şey olduğunu anlayacaklar da ondan.

Hataları gözükecek de ondan.

Kel olduğunu gizlemek için yandaki saçlarını üste tarayan amcalar gibi…

Crack’lerde Çalan Müzikler

Cumartesi, Nisan 12th, 2008

Crack, keygen ve serial’lerde çalan müzikleri hiç merak ettiniz mi? Ben sırf bu müziklere ulaşmak için ihtiyacım olmayan virüslü dosyaları bile indiriyorum. Bu programlardaki müzikler genelde mod dosyası şeklinde oluyor. Hatta son zamanlarda bazı cracking grupları kendi yaptıkları hip-hop şarkılarını bile ekliyorlar fakat bu dosya boyutunu inanılmaz derece arttırdığı için pek tercih edilmiyor.

Hip-hop müziği çok sevmem ama bu tip mod müziklerin tam anlamıyla bir fanatiğiyim ve kaynak buldukça tabiri caizse sömürüyorum :D Eğer siz de meraklıysanız şuraya bir göz atın derim. Burada çoğu ünlü cracking takımının müziklerini bulabilirsiniz. İyi dinlemeler.

NOT: Dosyaları mp3 formatına veya cep telefonu melodisi olarak kullanmak için midi’ye çevirmek istiyorsanız şu yazımı okuyun ;)

Training An Einstein Child or Buying a Super Computer ?

Pazartesi, Mart 24th, 2008

Genetics

Which One is Cheaper or Which One is Sensible?

I have been thinking about this for a week… You may have heard about this too:

“IBM will have been developed computer memories which has equal processing capability to human brain in 2015.”

I think that this research have more budget than training intelligent people. Why? Because people like being lazy and dumber;

- Hey robot !!! Bring my coffee, wash my ass and scratch my back !!!

Because people like watching football rather than working. But think that, this computers and robots had been developed too much and learned to play games like football. Woow woww… You are watching robots and computers now ! No faults, no fouls, no holiganism.

YES FAIRPLAY! How boring is that dude, is’nt it ? Soooo what can we do to prevent it then ?

First be good parents and teach your childrens to bring your water and preparing meals for you. Second, sell your new super fast computer and decry technology. And the last open television, search for a rugby match in channels finally get a big hamburger. That’s what you want, right ?

Bağımlılık Yapan Çizim Sitesi : Sketch Swap

Cumartesi, Şubat 16th, 2008

Çok fazla açıklama yapmak istemiyorum, bu sitede bir şeyler çiziyorsun, o da sana başka bir çizim getiriyor. Merak duygusunu doruklara çıkaran, yaratıcılığı beşle çarpan bu sitenin başından üç gündür ayrılmıyorum. (Yeni aldığım grafik tabletin de etkisi büyük herhalde.) Gerçekten basit ve eğlenceli bir oyuncak, hatta biri şöyle demiş:

“Şans kurabiyelerinden bile daha iyi.”

Sketch Swap

Yorumun Salaklık Derecesini Ölçen Filtre: StupidFilter

Perşembe, Şubat 14th, 2008

Salak | DunceAslında böyle bir projeyi daha önce düşünmüştüm ama hayata geçiremediğimden, fikir göz göre göre gitti. Ciddi söylüyorum nasıl çalışacağını bile az çok belirlemiştim, ama kötü bir yanı vardı sadece Türkçe için geçerliydi. Şöyle ki:

  • İlk önce yaş ortalaması 13′ü geçmeyen, tercihen ” Knight Online ” temalı bir foruma girilir. Milletin akın ettiği “bedava rapidshare”, “beleş server” gibi gözlem kaynağı başlıklara gözatılır. En olmadı şu başlık da idare eder canım…
  • Güsel, bascam, tskler, ganka, aşşa yukarı, herkez, deymez gibi toplumca benimsediğimiz bazı yanlışlıklar not edilir. Filtremizin ilk basamağı bu olucak, eğer bu kelimeler yorumda tespit edilirse filtreden geçemeyecek, hatta ekrana “heading 1″ ile ” Türkçe öğren olm! ” yazdırmak efdaldir.
  • İkinci aşamada ise harfler kontrol edilir. Q, ß, $ gibi karakterler yorumda birden fazla kullanılmışsa daha formu gönderirken, ek$i sözlük’teki gibi yukarıdan aşağıya kayan “Dilimizde q, w ,$ , ß vb harfler yoktur.” cümlesi yazdırılır. Ardından kişi hışımla http://www.dilimdilim.com/ adresine yönlendirilir.
  • Üçüncü aşama ise CAPS LOCK kontrolü. Bilirsiniz, çoğu arkadaşımız on parmak yazamadığından olacak ki ekrana bakmadan bir şeyler yazıp, yollamaya çalışıyor. Caps lock yazarken açık kaldıysa kıyamıyor yazıya öğlece yolluyor. İşte bu mel’unları belirleyip başlarını eziyoruz. Ekrana ise ” HOCAM SHIFT ‘E BASIP YAP ŞU İŞİ! ” cümlesini yazdırıyoruz.
  • Er - hatun kişi üç aşamadan da geçemez ise ekrana “Msn’de kimin engellediğini görmek istiyorsan tıkla” şeklinde Disney sitesine yönlenen bir link yazdırıyoruz. %90 tıklanacağından, sitedeki gereksiz insanların büyük bir kısmını temizlemiş oluyoruz. İşte bu kadar basit.

Benim kısaca belirlediğim mekanizma böyleydi işte ama adamlar bu konu üzerinde gerçekten bayaaa çalışmış hatta youtube’daki 200,000+ yorumu analiz etmişler, kendi kendine öğrenen bir mekanizma üzerinde bile çalışıyorlarmış. Proje tamamlanınca wordpress eklentisi de çıkacakmış öyle diyorlar. Hadi bakalım …