logo Hakkında


Archive for the ‘Hayatın Anlamı’ Category

Neden Bizden de Garaj Girişimleri Çıkmaz?

with 5 comments

Steve Jobs ve Steve Wozniak, 1976 yılında gördüğünüz evin garajında Apple Inc’in temellerini atmış. Apple kurulduğu yıllarda şimdiki gibi elektroniğin birçok dalında hizmet veren bir kuruluş değilmiş. İki kafadar o yıllarda sadece kişisel mikrobilgisayar üretimi üzerinde yoğunlaşmış. O yıllarda da insaların gözünde bilgisayar; oda büyüklüğünde, aşırı sesli, radyasyon kaynağı bir araç. Haliyle insanların bilgisayarları kişisel kullanım için satın alacağını düşünmek gayet uçuk bir fikir o zamanlar fakat şu an kullandığımız çoğu şey zamanında “Eminim bu aleti kullanan olmaz.” denilmiş araçlar değil midir? Kabul ediyorum kişisel bilgisayar fikri o zaman şartlarında destek ayrılamayacak düzeyde ileri arge çalışması olarak görülebilir ama bir fikri bir ürünü başkalarından önce düşünmek ve doğru zamanda uygun bir fiyatta satarak hayata geçirmek neler kazandırır sizce? Read the rest of this entry »

Written by echza

Şubat 13th, 2008 at 2:36 pm

Rastlantısal Derlemeler

with 2 comments

Yazı yazamamadığım dönemde hayatın bana öğrettiği küçük şeyleri sıralıyorum.

  1. Türk insanı önüne gelen her şeyi eleştirir ama çözüm üretemez genelde. Ne anladım ki bu işten? (Aslında bu maddeden sağlam bir Türk olduğumu anlayabilirsiniz.)
  2. Mahzen olarak kullandığım sağlık kulübü odasının kilidini değiştirmişler, girmemi de yasaklamışlar. Hem de benden habersiz yapmışlar bunları, alacağınız olsun. İnsanlara aşırı güvenmemek lazım.
  3. Japonya’da bir çiftçi, bir ağaçta 11 farklı meyve yetiştirmeyi başarmış, fakat anlayamadığım bir şey var: Bir ağaçta bir meyve yetiştirip en iyi meyveyi üretmek mi, yoksa bir ağaçta onlarca meyve yetiştirip popülizm yapmak mı amaç olmalı. Neyse ağaç ve meyve değişkenlerini politakayla ilgili materyallerle değiştirip cevap verirseniz birçok ülke sorununu çözebilirsiniz.
  4. Edindiğim dört beş aylık tecrübelere dayanarak söyleyebilirim ki: “dost ile ye iç ama dostun web sitesini yapma.”
  5. Ubuntu’nun Gutsy Gibbon(7.10) sürümü çok cicili bicili mükemmel olmuş ama stabilite yerlerde sürünüyor. Türkçe yerelleştirmesi çok iyi değil. Yerelleştirme güncellemesi yapıldığında totem açılmıyor. Flash player sorununu ise şu paketi yükleyip halledin.(gnash veya flash player’ı önceden yüklemeye çalıştıysanız onları önce uninstall etmeniz lazım.) Her yeni sürüm, en iyi sürüm değildir.
  6. Ubuntu 8.04 böyle olsa keşke, abimiz çalışmış.
  7. Bunca yıllık windows’cuyum böyle kısayol görmedim. (alt + tab) Zararın neresinden dönülürse kârdır.
  8. Arkadaşımın bilgisayarı porno film seyrederken çökmüş. Allah’ın sopası yok işte.

Neyse bugün de farklı bir çalışmaya imza atmış olduk. Arada bir çitlerden atlamak lazım.

Written by echza

Ocak 4th, 2008 at 12:00 am

Posted in Hayatın Anlamı

Tagged with , , ,

Kan Bağışı

with 8 comments

Para herşey değildirKan bağışlamayı hep anneliğe benzetmişimdir. Bir parçanızı ihtiyacı olan başka bir insanın yararlanması için karşılıksız olarak veriyorsunuz. En önemlisi de tanımadığınız bir insana… Bu gerçekten çok asil bir duygu. Resimdeki gibi; paranın herşey olmadığını görebildiğimiz, hayvanlardan ayrılan yönlerimizi keşfedebildiğimiz, hala insan olduğumuzu gösterebileceğimiz belki de en önemli bağışlardan biri. Read the rest of this entry »

Written by echza

Kasım 17th, 2007 at 1:48 pm

Özel Günleri Tatil Olarak Değerlendirmek

with 2 comments

TatilYine bir 30 Ağustos günü, yine bir resmi geçit… Şehrin ileri gelenleri, komutanları bizleri duygusuzca selamlıyor… Üzerimize ölü toprağı dökülmüş gibi söylediğimiz bir istiklal marşı yine… Nedenini kavrayamadan salladığımız değersiz kağıt bayraklar… Bir kağıda bir izleyiciye bakıp söylenen, ama yalnızca söylenen 1071′de şunları yaptık, 30 Ağustos’ta düşmanı denize döktük sözleri… Hiçbir ruh yok sözlerinde… Fazlasıyla sıkıcı bir gün anlayacağınız… Ama size iyi bir haber vereyim de yüzünüz gülsün, çok sıktım değil mi? Read the rest of this entry »

Written by echza

Ağustos 30th, 2007 at 6:23 pm

Posted in Hayatın Anlamı

Tagged with ,

İnternet Bağımlılığı 2

with 2 comments

İnternet Bağımlısıİsrail’li psikyatristlerin söylediklerine göre internet bağımlılığı kumar, seks bağımlılığı, kleptomani, gibi aşırı bağımlılıkların kategorisine sokulmalı.

Tel Aviv Üniversitesi‘nde çalışan doktor Pinhas Dannon’un bildirdiğine göre internete giren insanların %10′u internet bağımlılığı hastalığına tutulmuş durumda ve bu durum onları aşırı endişe ve çeşitli depresyon hastalıklarına sürüklüyor.

İnternet bağımlılığı, zihin sağlığı uzmanlarına göre saplantılı-zorlanımlı rahatsızlık kategorisine konmuş, fakat Bay Dannon’un bahsettiğine göre internet bağımlılığı kategorisindeki hastalar bu konumdan çok daha vahim bir durumdalar. İnternet onlar için bir süre sonra Read the rest of this entry »

Written by echza

Ağustos 28th, 2007 at 9:30 pm

7 Gerçekten De Çok Geç

with 3 comments

7 çok geç logoTelevizyon izlerken Açev‘in 7çokgeç reklamına da gözüm takıldı. Gerçekten de kanayan bir yaramıza değiniyordu ve diyordu ki:

“Okula başlamaları için çocuklarımızın 7 yaşına gelmesini bekliyoruz, okulda ve hayatta başarılı olmalarını bekliyoruz oysa eğitim 7′den değil 0′dan başlamalı. ”

Gerçekten de çok doğru, 7 yaşına kadar siz çocuğun gelişimine hiç katkıda bulunmayın (saldım çayıra mevlam kayıra) ve böyle abes beklentileriniz olsun, pes doğrusu!

Türkiye’de gözlemlediğimiz kadarıyla çoğu aile okul öncesi eğitime Read the rest of this entry »

Written by echza

Temmuz 2nd, 2007 at 6:52 pm

İnternet Bağımlılığı

with 5 comments

Geçen gün yeni bir şeyler keşfettim. Aslında normal bir insanın bilgisayara ayrıması gereken toplam süre yaklaşık 2,5 saatmiş. Hani ben de günde 7-8 saatden aşağı oturan biri değilim. Bu konu hakkında psikoloğumla konuştum. Evet; daha yeni yeni tanımlamaya başladığımız internet bağımlılığı kategorisine girmek üzeresin dedi. İlk önce çok korktum hadi len şimdi de bağımlı olduk dedim. sonra yusuf yusuf olduğumu anlayacak olmuş ki hemen çaresini söyledi. Bak birden bırakırsan olmaz bilsayara olan isteğin daha da artar kademeli olarak bırakmalısın. Her hafta 15 er dakika düşürmek suretiyle bu süreyi 2,5 saate düşüreceğiz.

O günden beri baya rahatım artık keş değilim diyorum. Ne mutlu bana !

Written by echza

Mayıs 5th, 2007 at 10:36 pm