Archive for the 'Hayatın Anlamı' Category

Neye Dikkat Ediyoruz ?

Facebook çoğumuz için sosyal bir dramaya dönüşmüş durumda örneğin yakın zamana kadar entellektüel İstanbul Beyenfendisi imajım Adnan Şenses, Mithat Körler ve Ahmet Kaya’yı favorilerime eklememle beraber tamamen sönmüş durumda. Evet sonunda benim de ön ekim “LAN” oldu artık sindiremiyorum bu durumu. Fakat sadece ben miyim bu durumdan muzdarip? Tabii ki değilim, mesela okuldan tanıdığım ağır abi tavırlarındaki bir kişiliğin superwall’den forward’ladığı şu mesajı görünce artık nasıl bir insan olduğu hakkında bayağı bir fikir elde etmiş oldum. İşin garibi cümlede ahahahh ‘dan sonra gerçekten kopuyorsunuz ve gülen popoya kilitleniyorsunuz “Acaba ne cinlik saklanmış buraya?” diye ve GULMEKTENDEN’in yanlış yazıldığını bile anlayamıyorsunuz. Evet niyet kötü, fakat forwardlayanın hiç mi suçu yok?

ahahahh koptum :)))) FORWARD A BASIN…

GULMEKTENDEN GEBERECEKSINIZ!

Forward

odun

Training An Einstein Child or Buying a Super Computer ?

Genetics

Which One is Cheaper or Which One is Sensible?

I have been thinking about this for a week… You may have heard about this too:

“IBM will have been developed computer memories which has equal processing capability to human brain in 2015.”

I think that this research have more budget than training intelligent people. Why? Because people like being lazy and dumber;

- Hey robot !!! Bring my coffee, wash my ass and scratch my back !!!

Because people like watching football rather than working. But think that, this computers and robots had been developed too much and learned to play games like football. Woow woww… You are watching robots and computers now ! No faults, no fouls, no holiganism.

YES FAIRPLAY! How boring is that dude, is’nt it ? Soooo what can we do to prevent it then ?

First be good parents and teach your childrens to bring your water and preparing meals for you. Second, sell your new super fast computer and decry technology. And the last open television, search for a rugby match in channels finally get a big hamburger. That’s what you want, right ?

Neden Bizden de Garaj Girişimleri Çıkmaz?

apple’ın garajı

Steve Jobs ve Steve Wozniak, 1976 yılında gördüğünüz evin garajında Apple Inc’in temellerini atmış. Apple kurulduğu yıllarda şimdiki gibi elektroniğin birçok dalında hizmet veren bir kuruluş değilmiş. İki kafadar o yıllarda sadece kişisel mikrobilgisayar üretimi üzerinde yoğunlaşmış. O yıllarda da insaların gözünde bilgisayar; oda büyüklüğünde, aşırı sesli, radyasyon kaynağı bir araç. Haliyle insanların bilgisayarları kişisel kullanım için satın alacağını düşünmek gayet uçuk bir fikir o zamanlar fakat şu an kullandığımız çoğu şey zamanında “Eminim bu aleti kullanan olmaz.” denilmiş araçlar değil midir? Kabul ediyorum kişisel bilgisayar fikri o zaman şartlarında destek ayrılamayacak düzeyde ileri arge çalışması olarak görülebilir ama bir fikri bir ürünü başkalarından önce düşünmek ve doğru zamanda uygun bir fiyatta satarak hayata geçirmek neler kazandırır sizce? Continue reading ‘Neden Bizden de Garaj Girişimleri Çıkmaz?’

İnternet’te Popüler Olma Kılavuzu

10 günde

Türk internetinde olmaz diye bir şey kesinlikle yoktur. Çok uğraşmak da gerekmiyor! Didem Erol, sex, çilek, ofiste taciz, etek altı görüntüleri, manken gibi vücuda nasıl sahip olunur, daha iyi seks için ne yapılmalı gibi anahtar kelime ve öbeklerle birkaç yazı yazın ve sonucu gözlemleyin. Nasıl da doluştular sitenize değil mi?

Eee, Türk genci zeki, çevik ve çalışkandır değil mi, abazan olmuş çok mu? Hem böyle büyük bir potansiyel varken değerlendirmemek olur mu? Boşa gider, arkandan ağlar sonra. Niccolo Machiavelli ne demiş?:

Amaca giden her yol mübahtır.

Tabii ki paşam. Bu kızgınlık dönemindeki boğaları eğitmek ve onları doğru yola sevketmek gibi zor ve çetrefilli bir yol varken neden hem kolay hem de paraya daha yakın yol seçilmesin?

Etik değilse değil. Sevap kazanmanın başka yolları var canım, sadece saksıyı biraz çalıştırın. Continue reading ‘İnternet’te Popüler Olma Kılavuzu’

Rastlantısal Derlemeler

Yazı yazamamadığım dönemde hayatın bana öğrettiği küçük şeyleri sıralıyorum.

  1. Türk insanı önüne gelen her şeyi eleştirir ama çözüm üretemez genelde. Ne anladım ki bu işten? (Aslında bu maddeden sağlam bir Türk olduğumu anlayabilirsiniz.)
  2. Mahzen olarak kullandığım sağlık kulübü odasının kilidini değiştirmişler, girmemi de yasaklamışlar. Hem de benden habersiz yapmışlar bunları, alacağınız olsun. İnsanlara aşırı güvenmemek lazım.
  3. Japonya’da bir çiftçi, bir ağaçta 11 farklı meyve yetiştirmeyi başarmış, fakat anlayamadığım bir şey var: Bir ağaçta bir meyve yetiştirip en iyi meyveyi üretmek mi, yoksa bir ağaçta onlarca meyve yetiştirip popülizm yapmak mı amaç olmalı. Neyse ağaç ve meyve değişkenlerini politakayla ilgili materyallerle değiştirip cevap verirseniz birçok ülke sorununu çözebilirsiniz.
  4. Edindiğim dört beş aylık tecrübelere dayanarak söyleyebilirim ki: “dost ile ye iç ama dostun web sitesini yapma.”
  5. Ubuntu’nun Gutsy Gibbon(7.10) sürümü çok cicili bicili mükemmel olmuş ama stabilite yerlerde sürünüyor. Türkçe yerelleştirmesi çok iyi değil. Yerelleştirme güncellemesi yapıldığında totem açılmıyor. Flash player sorununu ise şu paketi yükleyip halledin.(gnash veya flash player’ı önceden yüklemeye çalıştıysanız onları önce uninstall etmeniz lazım.) Her yeni sürüm, en iyi sürüm değildir.
  6. Ubuntu 8.04 böyle olsa keşke, abimiz çalışmış.
  7. Bunca yıllık windows’cuyum böyle kısayol görmedim. (alt + tab) Zararın neresinden dönülürse kârdır.
  8. Arkadaşımın bilgisayarı porno film seyrederken çökmüş. Allah’ın sopası yok işte.

Neyse bugün de farklı bir çalışmaya imza atmış olduk. Arada bir çitlerden atlamak lazım.