logo Hakkında


Kızları da Alın Askere

yorumsuz

Yeni göreve başlayan Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner’in tek tip askerlikle ilgili açıklamaları benim gibi askerliğini henüz yapmamış binlerce genci korkuttu. Yoksa siz de onlardan bir misiniz? Gerçi her sene bu tartışma alevlenir ama bu sefer biraz değişik bana göre. Hiç bir Genelkurmay Başkanı ilk açıklamalarında bu kadar radikal olmamıştı. Ben bu tasarının yakın zamanda hatta benim dönemimde (bir sene sonra) gerçekleşeceğini düşünüyorum. Zira şu son dönemde halkın tepki seviyesini ölçen yöneticiler yüzünden “oldu, bitti” uygulamalar resmen patlamış durumda. Peki bu uygulama ne getirir, ne götürür? Bu konuyu tartışmak isterim.

Koşaner, tek tip askerlik projesini açıklarken şu argümanları kullandı:

  1. Üniversiteli, ilköğretim mezunu ayrımı yapılmadan herkes aynı süre, eşit şartlarda askerlik yapacak.
  2. Askerlik süresi herkes için 9 ay olacak.
  3. Yedek subaylık kalkacak.
  4. Eğitimli insan gücünden daha fazla yararlanılacak.

Peki bu dör maddenin karşı argümanları nasıl olabilir?

  1. Aslında bu uygulama eşitlik ilkesine tam uyuyor. Sırf kısa süreli askerlik için Açık Öğretim Fakültesinde veya özel üniversitelerde okuyan insanları gördükçe boşa giden kaynaklarımıza üzülüyorum. Tüm 4 yıllık üniversite bitirmiş olan vatandaşların kısa süreli askerlik yapması gerçekten saçma çünkü Türkiye’deki üniversite eğitimi maalesef elit değil. Ama istisna olarak bazı önemli branşlar ve doktorlar(mesleğinde doktora yapmış olanlar ve hekimler) ayrı bir kategoriye alınabilir diye düşünüyorum. Bir beyin cerrahını cepheye göndermek pek akıllı bir fikir olmasa gerek, çünkü doktor bu sistemde cepheye gidebilecek bir aday haline geliyor. Hem devletin bu insanlara yapmış olduğu yatırım diğer vatandaşlardan çok daha fazla olduğundan yitirilmesi ülke için çok büyük bir kayıptır.
  2. Askerlik süresinin 9 aya kadar düşmesi sevindirici bir gelişme gibi gözükmekte ama benim nacizane görüşüm bu sürenin bu kadar da düşmeyeceğidir çünkü askerliğini 6 ve 12 ay yapanların sayısının, 15 ay yapanlardan çok daha az olduğunu düşünüyorum.(Buraya istatistik bulsam koyacaktım ama mazur görün. Siz bulursanız seve seve yayınlarım) Haliyle benim görüşüm askerliğin minimum 12 ay olacağı yönünde, ama gelişmeleri hep beraber izleyeceğiz.
  3. 1. maddede belirttiğim gibi devlet tarafından belirlenmiş bazı öncelikli grupların kesinlikle bir ayrıcalığı ve koruması olmalıdır. Bu ayrı bir rütbeyle sağlanabilir, bunun adı yedek subay olur yedek astsubay olur. Olsun da. Çünkü devlet yatırım yaptığı insanları korumalıdır.
  4. Bence bu maddeyi savunan varsa vicdanî ret konusunu iyice araştırmalıdır. Çünkü deniliyor ki eğitimli insanlar asker tarafından daha çok yararlanılacak. Bence bu çok yanlış bir savunma çünkü askerin savaşacak insana, toplumun ise eğitimli insanlara ihtiyacı vardır. Eğitimli insanlar toplum tarafından daha çok yararlanılmalıdır. Bunun yolu da vicdani ret karşılığı kamu hizmetinden geçiyor. Örneğin ben vicdanî ret hakkımı kullanmak istiyorum diyen biri 9 ay askerlik yerine, 5 ay kamu hizmeti yaparsa bundan toplum da kazanır sadece TSK değil.

Şimdi izin verirseniz Türkiye’de askerlik kurumu hakkındaki kendi önerilerimi sunmak istiyorum.

  1. TSK’nın Türkiye’ye yıllık maliyeti yaklaşık 19 milyar $’dır. 2009 yılı harcamamız ise toplam 180 milyar dolar yani harcamalarımızın yaklaşık %10′u savaşmak ve savunmak için kullanılıyor. Çok büyük bir rakam bu. Bence sorunları silahlarla değil de masa başında çözmek çok daha ucuza malolabilir. Hatta bu %10, yaratıcı insanlar yetiştirmeye harcanırsa uzun vadede en güzel askeri ve ekonomik yatırım yapılmış olur.
  2. 600.000 asker neyimize yetmiyor anlamış değilim. Hem söylenene göre bu miktar ihtiyacın %65 bile değilmiş. Yok artık! Askerlikte çaycılık, garsonluk, aşçılık, özel şöförlük ve ayak işleri yaptırma tamamen kaldırılmalıdır. Askerin görevi  savaşmak ve savunmaktır. TSK eğer ihtiyaç duyuyorsa bu diğer işleri dışarıdan satın almalıdır.
  3. Kadınlar da askeri sisteme katılmalıdır. Askerde eşitlik diyorsanız bence ilk önce kadınları da askere almalısınız. Böylece askerlik süresi azalmış ve pozitif cinsiyet ayrımcılığı azalmış olur. Ayrıca askerlik kurumuna da kadın elinin değmesi şart!
  4. Askerlik mesleği profesyonelleşmeli ve tüm askerler yükselebilir konumlarda olmalılar. Böylece çok sayıda askerin yapacağı işler çok az sayıda askerle yapılabilir. Ayrıca tecrübeli asker sayısı artar, asker ölümleri azalır ve askerler sendikalaşarak kendi haklarını ve ölen arkadaşlarının haklarını daha kolay arayabilirler.

Ve gönül ister ki elbette askerlik kurumuna hiç gerek kalmasın ve herkes kardeşçe yaşasın. Umarım o günler gelir ve bunları görecek ömrümüz olur.

Kaynaklar:

  1. http://en.wikipedia.org/wiki/Turkish_Armed_Forces
  2. http://www.ntvmsnbc.com/id/24961671/
  3. http://milexdata.sipri.org/
  4. http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_military_expenditures
  5. http://www.ntvmsnbc.com/id/25126607/

Yazar:

Ağustos 28th, 2010 at 8:48 pm