<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>geldik!</title>
	<atom:link href="http://geldik.biz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://geldik.biz</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Jan 2012 21:44:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Bayan Yanı</title>
		<link>http://geldik.biz/bayan-yani/</link>
		<comments>http://geldik.biz/bayan-yani/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 15:03:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[İbretlik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=1066</guid>
		<description><![CDATA[Otobüs yolculuklarından ve özellikle de uzun olanlardan nefret ediyorum. Ne zaman otobüsle bir yere gidecek olsam kesin bir sorun çıkar. Yanımdaki adam horlar, teyzenin biri bağdaş kurup oturmaya çalışır, yanımdaki çocuğu araç tutar ve üzerime kusar, elemanın biri son ses sevmediğim türde bir şarkıyı dinler. Bu sorunlar eminim herkesin başına geliyordur ama benim sürekli başıma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Otobüs yolculuklarından ve özellikle de uzun olanlardan nefret ediyorum. Ne zaman otobüsle bir yere gidecek olsam kesin bir sorun çıkar. Yanımdaki adam horlar, teyzenin biri bağdaş kurup oturmaya çalışır, yanımdaki çocuğu araç tutar ve üzerime kusar, elemanın biri son ses sevmediğim türde bir şarkıyı dinler. Bu sorunlar eminim herkesin başına geliyordur ama benim sürekli başıma gelir. Bu yüzden bu tür sorunlara karşı kısmî bir bağışıklık kazandım. Artık takmıyorum böyle şeyleri ama bazen onlar gelip bana takılıyorlar.</p>
<p><a href="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/07/okay-guy11.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1067" title="okay-guy" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/07/okay-guy11.jpg" alt="" width="84" height="123" /></a>Bugün ilçeye kadar 45 dakikalık kısa bir otobüs yolculuğu yaptım. Son dakikada bilet alıp otobüse bindim ve hemen yerime oturdum. Yanımda da bir hanımefendi oturuyor. Bir süre sonra &#8220;Numaranız doğru mu?&#8221; diyerek küçümseyici bir tavırla çıkıştı. Ben de bileti göstererek &#8220;Evet&#8221; dedim, &#8220;Bir sorun mu vardı?&#8221;. Hemen kalktı ve otobüs görevlisine bağırmaya başladı. &#8220;Nasıl bayan yanına erkek verirsiniz, siz nasıl firmasınız?&#8221; şudur budur derken görevli bir dededen rica etti ve kızla yer değiştirdiler. Kız ninenin yanına, dede de benim yanıma oturdu.<span id="more-1066"></span></p>
<p>Olay kız için çözülmüştü ama benim için elbette bitmedi. Hemen burnumu koltuk altıma doğru yaklaştırdım ve koku durumumu kontrol ettim: Zaten yeni duş yapıp deodorant kullanmışım, sorun yok. Yayılarak oturup kızı rahatsız etmiş miydim? Hayır, zaten zayıf bir insanım koltuğu dolduramıyorum. Peki o zaman sorun nedir? Evet, sanırım kilit soruyu buldum. Ortalamanın altı bir tipe ve kılığa sahip miyim? Evet.</p>
<p>Sınırlı gözlemlerime dayanarak söylüyorum tipiniz biraz düzgünse kadınlar yanınızdan kalkmıyor. Ama benim gibi kara kaş, kara göz yağız bir anadolu delikanlısıysanız kadınlar sizden koşarak uzaklaşıyor. Bu konuda üzülüyorum ve düşünüyorum. Ulan allahsızlar ben size ne yaptım? O kadar da çirkin değilim ki! Hem bi tanısan var ya, seversin bile. Öyle de sevimli, kedi gibi bir insanım ama gel gör ki kalıplara takılıp kalmışız. Arabeske de yatmak istemiyorum ama bu durumda arabeskten pek de kaçınamıyorum; alnımızın yazısı bu işte, ne yapalım?</p>
<p>Aslında kıza da hak verdim. Kız olsam yanıma oturur muydum? Tabii ki hayır. Ulan zaten tecavüzcü tipli bir dallama, şimdi gelir ayağını sürtmeye çalışır, taciz eder, otobüsten inince takip eder filan, bununla uğraşmaktansa &#8220;Hemen bir cıngar çıkarıp başka yere oturayım&#8221; derdim ben de herhalde. Antivirüslerdeki proaktif koruma gibi bir şey bu davranış, daha harekete geçmeden yılanın başını eziyorsun. Bizim gibi abazan erkeklere karşı ancak böyle bir çözüm işe yarar. Ama ben bu tip davranışları hiç bir zaman hakettiğimi düşünmedim. Hakeden illa ki vardır.</p>
<p><a href="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/07/fuck-this11.jpg"><img class="size-full wp-image-1070 alignright" title="fuck-this" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/07/fuck-this11.jpg" alt="" width="158" height="152" /></a>Şimdi gelelim olayın geri kalanına. Tesadüf bu ya, kızla aynı yerde indik. Yürümeye başladım önden ve tesadüf yine bu ki aynı yerlerden gitmeye başladık. Arkamdan seslendi: &#8220;Nereye gidiyorsun?&#8221; Ben de &#8220;İşte, şuraya gidiyorum&#8221; dedim. Ama kızın gözüne hatta suratına bile bakmıyorum hiç. Düşmanıma bile konuşurken ona doğru dönmeme saygısızlığını yapmam ama o yaşadığım tecrübe bana çok koydu dostlar, etkisinden kurtulamadım. Ondan daha hızlı yürümeye başladım o da hızlı yürümeye başladı. Bana soru sorup duruyor kız, ben yine yüzüne bile bakmadan anneyle telefonda &#8220;tamam, evet, oldu, hayır&#8221; şeklinde konuşursunuz ya öyle konuşuyorum. Kız sinirlendi ve öyle hızlı yürümeye başladı ki beni içten içten yaramaz bir çocuk misali bir gülme tuttu.</p>
<p>Beş on dakika boyunca süren bu durumu atlattığımda istediğim yere ulaşmıştım. Kafam yerine gelince kızın bu davranışı hakettiğine kanaat getirdim. Bir de aslında çok da tipsiz olmadığımı. Sevgili Türk kadınları size de hak veriyorum ama biraz edeb ya hu. Her erkeğe potansiyel sapık muamelesi yapmak ne kadar sağlıklı bir davranıştır? Sevgili Türk erkekleri, Türk kadınlarını bu kadar paranoyaklaştıracak, ürkek ceylanlara dönüştürecek kadar ne yaptık lan biz?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/bayan-yani/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ana Dilde Eğitim</title>
		<link>http://geldik.biz/ana-dilde-egitim/</link>
		<comments>http://geldik.biz/ana-dilde-egitim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jun 2011 18:15:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Toplumsal Bilinç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=1041</guid>
		<description><![CDATA[Eğitim modern toplumlarda her bireyin en temel haklarından birisidir. Eğitim demişken bunu açmakta fayda görüyorum: Benim modern eğitimden anladığım şudur; Herhangi bir zorlama olmadan, Kişinin bilgi seviyesini yükseltmeyi amaçlayan, Eşit şartlar altında, Kişinin anlayabileceği şekilde uygulanan bir disiplindir. Şimdi oturup incelediğimizde Türkiye&#8217;de bu dört maddenin de tam anlamıyla uygulanmadığını görüyoruz. Uygulanmamasının nedeni açıktır. Bizi yöneten [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eğitim modern toplumlarda her bireyin en temel haklarından birisidir. Eğitim demişken bunu açmakta fayda görüyorum: Benim modern eğitimden anladığım şudur;</p>
<ul>
<li>Herhangi bir zorlama olmadan,</li>
<li>Kişinin bilgi seviyesini yükseltmeyi amaçlayan,</li>
<li>Eşit şartlar altında,</li>
<li>Kişinin anlayabileceği şekilde</li>
</ul>
<p>uygulanan bir disiplindir. Şimdi oturup incelediğimizde Türkiye&#8217;de bu dört maddenin de tam anlamıyla uygulanmadığını görüyoruz. Uygulanmamasının nedeni açıktır. Bizi yöneten insanlar; eleştiren, sorgulayan ve değişimi talep eden eylemci nitelikli insanlarla uğraşmak istemiyor ve nitelikli insanların yetişmemesi için ellerinden geleni yapıyor. Bize sundukları yalancı oyuncaklarla asıl sorunlarımızı unutturuyorlar.<span id="more-1041"></span></p>
<p>Her şeye rağmen çoğu insan temel sorunlarımızın çözümleri için kafa yoruyor ve sorunlarımızı tartışıyor. Tartışıyor ama bunlar hep lafta kalıyor, iş yapmaya gelince herkes kaçmaya başlıyor çünkü insanlar her zamanki gibi başarısız olacaklarını düşünüyorlar. Anadolu insanları olarak belki de öğrenilmiş çaresizliğin en büyük kurbanlarıyız. Bu gidişatı değiştirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bu değişim de ancak doğru-dürüst bir eğitimle mümkündür.</p>
<p>Doğru-dürüst eğitim; öğrencileri sorgulamaya iten, araştırmaya sevk eden ve öğrencilere ana dillerinde verilen bir eğitimdir. Herhangi bir bilgiyi insanlar en verimli şekilde ana dillerindeki haliyle öğrenebilirler. Bu, kendi üzerinizde bile kolayca test edebileceğiniz bir gerçekliktir. Gerçek bu kadar açıkken Türkiye&#8217;de insanların bu konuyu neden tartışmaktan bile korktuklarını anlayamıyorum.</p>
<p>Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin, eşcinselliğin askeriyede tartışılmasına ilişkin &#8220;Sorma, söyleme.&#8221; şeklinde bir politikası vardır. Bu politikanın ülkemizde ana dilde eğitim için de kullanıldığına çoğu zaman şahit oluyorum. İnsanlar ana dilde eğitim konusunu tartışmaktan özellikle kaçınıyorlar. Türkiye&#8217;deki aşırı solcu gruplar için bile bu konuyu açıkça konuşabilmek hala bir tabudur. Çünkü bahsedilen anda yenilecek damga hazırdır: &#8220;Bölücü&#8221;</p>
<p>Ana dilde eğitim konusu ne zaman alevlense karşılaştığımız ana tepki &#8220;Bölücük yapma! Yaptığınız bu ülkeyi böler.&#8221; oluyor. Ben bu düşünceye katılmıyorum aksine ana dilinde eğitim görmeyen insanların daha fazla göze battığını ve ayrımcılığa uğradığını düşünüyorum. Kolayca çözülebilecek bu sorunun çözümsüz kalması yolsuzluk, yoksulluk, denetimsizlik gibi diğer ana sorunlarımızın çözümünü geciktirecektir.</p>
<p>Ana dilde eğitimi destekleme konusunda yalnız olmadığımı düşünüyorum örneğin UNESCO genel direktörü Irina Bokova da &#8220;Ana dilde eğitimin toplumda marjinalleşme ve ayrımcılıkla savaşmanın güçlü bir yolu&#8221; olduğunu <a href="http://www.unesco.org/new/en/education/themes/strengthening-education-systems/inclusive-education/single-view/news/mother_language_instruction_a_powerful_way_to_fight_discrimination_says_unesco_director_general/">belirtiyor</a>. Öyleyse neden en azından bu konuyu tartışmaya açarak başlamıyoruz?</p>
<p>Bana ilgim olmadığı halde neden bu işlerle uğraştığımı söylüyorlar. Öncelikle belirteyim ben bu ülkedeki her hangi bir azınlığa üye değilim ama onların sorunlarını görmezden gelmek istemiyorum çünkü bence bu çok büyük bir bencillik olurdu. Ayrıca birilerinin haklarını modern zaman eşkıyalarından geri alması toplumun diğer kesimi için ve belki de sizin için bir umut ve hak beklentisi oluşturacaktır. Bence  daha iyi bir toplum istiyorsanız bencil olmayın ve başkalarının haklarını da savunmayı öğrenin.</p>
<p>EK1 &#8211; Türkiye&#8217;de etnik gruplar: <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Demographics_of_Turkey#Ethnic_groups">http://en.wikipedia.org/wiki/Demographics_of_Turkey#Ethnic_groups</a></p>
<p>EK2 &#8211; Türkiye&#8217;de Azınlıklar Raporu: <a href="http://www.minorityrights.org/4574/reports/bir-e351itlik-aray305351305-trkiyede-az305nl305klar.html">http://www.minorityrights.org/4574/reports/bir-e351itlik-aray305351305-trkiyede-az305nl305klar.html</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/ana-dilde-egitim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an ve İncil&#8217;e Yasal Uyarı Etiketi</title>
		<link>http://geldik.biz/kuran-ve-incile-uyari-etiketi/</link>
		<comments>http://geldik.biz/kuran-ve-incile-uyari-etiketi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 20:38:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dinler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=1031</guid>
		<description><![CDATA[Şubat 2010&#8242;da &#8220;Atheist in Action (Eylemci Ateistler)&#8221; isimli bir grup Fransa&#8217;daki İncil ve Kur&#8217;an yayımcılarına karşı bir dava açtılar. Avukat Loïc Waroux&#8217;un da yardımıyla, Fransa&#8217;nın Rennes kentindeki bir polis istasyonuna ilk şikayet bildirildi. Bu şikayet İncil ve Kur&#8217;an&#8217;ın kapağında bir uyarı etketiyle satılmasını ve dağıtılmasını amaçlayan yasal bir süreci başlattı. Bu amaç için hazırlanmış imza kampanyasının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şubat 2010&#8242;da &#8220;Atheist in Action (Eylemci Ateistler)&#8221; isimli bir grup Fransa&#8217;daki İncil ve Kur&#8217;an yayımcılarına karşı bir dava açtılar.</p>
<p>Avukat Loïc Waroux&#8217;un da yardımıyla, Fransa&#8217;nın Rennes kentindeki bir polis istasyonuna ilk şikayet bildirildi. Bu şikayet İncil ve Kur&#8217;an&#8217;ın kapağında bir uyarı etketiyle satılmasını ve dağıtılmasını amaçlayan yasal bir süreci başlattı.</p>
<p>Bu amaç için hazırlanmış imza kampanyasının Türkçe ana metni şöyledir:</p>
<p>&#8220;Eylemci Ateistler Birliği&#8217;nin İncil ve Kur&#8217;an yayımcılarına karşı yürüttüğü, bu kitapların kapaklarında uyarı etiketi ile satılmasını amaçlayan yasal eylemi destekliyorum. Örnek bir uyarı etiketi şöyle olabilir: Bu kitap seksist, homofobik, mezhepçi ve suça teşvik edici mesajlar içerebilir. Bu kitabın içeriğini yazıldığı orta çağ tarihi şartlarında değerlendirmek gerekir.&#8221;</p>
<p>Bu kampanyayı <a href="http://atheists-in-action.com/392">şu adresten</a> imzalayabilirsiniz. Uzun vadede diğer ülkelere örnek olacağını düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/kuran-ve-incile-uyari-etiketi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an ve Sözleşmeler</title>
		<link>http://geldik.biz/kuran-ve-sozlesmeler/</link>
		<comments>http://geldik.biz/kuran-ve-sozlesmeler/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 19:56:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=1027</guid>
		<description><![CDATA[Çoğu müslüman için, Kur&#8217;an aynı bir yazılım sözleşmesi gibi. Aslında kimse hepsini okumuyor. Sadece sayfanın en sonuna gelip &#8220;Kabul Et&#8221;e tıklıyorlar. Sahicisi: http://twitter.com/#!/almightygod/status/21316774073]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğu müslüman için, Kur&#8217;an aynı bir yazılım sözleşmesi gibi. Aslında kimse hepsini okumuyor. Sadece sayfanın en sonuna gelip &#8220;Kabul Et&#8221;e tıklıyorlar. </p>
<p>Sahicisi: <a href="http://twitter.com/#!/almightygod/status/21316774073">http://twitter.com/#!/almightygod/status/21316774073</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/kuran-ve-sozlesmeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Mistik Hezeyanlı Bir Paranoya Vakası</title>
		<link>http://geldik.biz/mistik-hezeyanli-bir-paranoya-vakasi/</link>
		<comments>http://geldik.biz/mistik-hezeyanli-bir-paranoya-vakasi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Jun 2011 08:45:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=1023</guid>
		<description><![CDATA[Bu insanı çoğunuz çok yakından tanıyorsunuz. Youtube yorumlarınızdan hareketle evinizdeki bilgisayara el koydurabilecek güçte birisi bu. Türkiye&#8217;yi korku imparatorluğuna çeviren piyonların en güçlülerinden birisi o. Ondan gerçek anlamda korktuğumdan, onun suçlamalarıyla uğraşmak istemediğimden adını da vermek istemiyorum. Neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmeniz için şu olgu sunumunu buraya koyuyorum. Umarım bir gün bunların hepsi aşılacak.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu insanı çoğunuz çok yakından tanıyorsunuz. Youtube yorumlarınızdan hareketle evinizdeki bilgisayara el koydurabilecek güçte birisi bu. Türkiye&#8217;yi korku imparatorluğuna çeviren piyonların en güçlülerinden birisi o. Ondan gerçek anlamda korktuğumdan, onun suçlamalarıyla uğraşmak istemediğimden adını da vermek istemiyorum. Neyle karşı karşıya olduğunuzu bilmeniz için <a href="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/06/2110201010374-2-91.pdf">şu olgu sunumunu</a> buraya koyuyorum. Umarım bir gün bunların hepsi aşılacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/mistik-hezeyanli-bir-paranoya-vakasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ben Bir Hayvan Değilim</title>
		<link>http://geldik.biz/ben-bir-hayvan-degilim/</link>
		<comments>http://geldik.biz/ben-bir-hayvan-degilim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Apr 2011 19:33:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=1015</guid>
		<description><![CDATA[]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><iframe title="YouTube video player" width="480" height="390" src="http://www.youtube.com/embed/yPGTCv8vqGA" frameborder="0" allowfullscreen></iframe></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/ben-bir-hayvan-degilim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neden Öldürülmeliyim?</title>
		<link>http://geldik.biz/neden-oldurulmeliyim/</link>
		<comments>http://geldik.biz/neden-oldurulmeliyim/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Apr 2011 20:43:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatın Anlamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=1009</guid>
		<description><![CDATA[Şubat ve Mart aylarında, ateist olduğumu yakınlarıma açıklamıştım. Açıkça belirteyim, olumlu tek bir tepki dahi alamadım zaten beklemiyordum da. Her şeye rağmen beni ben olarak kabul eden bir babayiğit çıkmadı, hayatta ne kadar yalnız olduğumu daha iyi anladım. Ama beni şaşırtan şeyler de oldu. Örneğin kendimi o kadar iyi gizlemişim ki söylediklerimi eşek şakası olarak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/04/atheism111.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-1011" title="atheism1" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/04/atheism111.jpg" alt="" width="152" height="150" /></a>Şubat ve Mart aylarında, ateist olduğumu yakınlarıma açıklamıştım. Açıkça belirteyim, olumlu tek bir tepki dahi alamadım zaten beklemiyordum da. Her şeye rağmen beni ben olarak kabul eden bir babayiğit çıkmadı, hayatta ne kadar yalnız olduğumu daha iyi anladım.</p>
<p>Ama beni şaşırtan şeyler de oldu. Örneğin kendimi o kadar iyi gizlemişim ki söylediklerimi eşek şakası olarak algılayanlar dahi oldu. Çoğu büyüklerim ise bu durumun bir geçiş dönemi olduğunu, çoluk çocuğa karışınca değişeceğimi söylediler. Konuşmak için biraz erken ama o kadar da kolay lokma değilim hani.</p>
<p>İnançsız olduğumu hissedenler de olmuş. Benim için üzüldüklerini hala içimde Allah sevgisi olduğunu ama bunu farketmediğimi söylediler. İnsan inanmadığı bir şeyi nasıl sevebilir? Peki şimdi ne olacak diyenler oldu mesela, hakikaten şimdi ne olacak bana? İnanmadığım İslam hükümlerine göre hükmüm nedir? İşte bunu kısa süreye değin bilmiyordum.<span id="more-1009"></span></p>
<p>İslam terminolojisinde din değiştiren müslümana veya inançsız hale gelene  &#8221;mürted&#8221;, yapılan eyleme de &#8220;irtidat&#8221; deniyor. Bu durumda olan kişilerin durumu hakkında da iki görüş var. Diyanet işlerinin yumuşatılmış kaynaklarında bu kişiler hakkında bir şey yapılmaz deniyor ama biraz araştırdığımızda genel görüşün mürtedlerin öldürülmesi ve mallarına el konması yönünde olduğunu görüyoruz. Bu konu aslında dinde zorlama yoktur düşüncesiyle ters düşüyor, aslında pek de ters düşmüyor çünkü öldürülmüş insanlar zorlanamaz, çünkü ölüdürler.</p>
<p>Ben bu dünyaya müslüman olarak gelmedim. Bu dünyaya temiz bir yaprak olarak geldim ben, siz karaladınız üstümü sonra da reddedince kabullenemiyorsunuz. Sahibi olmadığınız kağıdı yırtmaya çalışıyorsunuz. Ölüm tehditleri savuruyorsunuz. Cesaret gösterileri yapıyorsunuz. Ama şunu iyi bilin müslüman aleminde insanların bu kadar küçük sebeplerden büyük bir soğukkanlılıkla öldürmesi bu toplumların kendilerine olan büyük güvensizliklerinden kaynaklanıyor. Bununla yüzleşmeniz gerekiyor.</p>
<p>Birini öldürmek çok kolaydır, koyarsın tabancayı şakağına ya da dayarsın bıçağı boğazına bitiriverirsin işini adamın. Gerçeklerle yüzleşmek ise bir insanı öldürmekten her zaman daha zor olmuştur. Beni öldürmeniz size hiç bir şey kazandırmayacaktır. Beni öldürmek gerçeklerin ne olduğunu değiştirmeyecektir. Sizin atalarınız da savundukları diğer tanrılar uğruna kim bilir ne kadar masum insanı öldürdüler, bunları çabuk mu unuttunuz? Sonra da bu tanrılar unutulup gittiler. Sorgusuz bağlandığınız şu tanrılarınız yarın yeni nesiller tarafından geçmişte olduğu gibi alay konusu olacaklar. Alay konusu olmadan belki ben ve benim gibi bir sürü masum insanı söylediklerinden dolayı öldüreceksiniz siz öldürmüş bizse ölmüş olacağız. Kitaplarımızı, yazdıklarımızı yakacaksınız, sileceksiniz. Emin olun yenisi yazılacak. Düşüncelerini hayatından daha çok önemseyen insanlar her zaman var olmuştur, olacaktır. Bunu durdurmak mümkün değildir. Durdurdum sanırsınız, yenileri türer.</p>
<p>Ama her şeye rağmen beni yine öldürmek istiyorsanız lütfen öldürün. Ama &#8220;ibne&#8221; kelimesini bir hakaret olarak kullanıp travestilerle beraber olan ikiyüzlüler, namus bekçisi olup çıkmaz sokakta sübyancılık yapanlar, tek başına mülayim olup toplumla canavarlaşan pısırıklar, kendi ahlaksızlıklarını görmeyip başkalarınınkini görenler öldürsün beni. Beni öldürsünler ki çocuklarınız, torunlarınız da sizden tiksinsinler, size benzemesinler. Ama onları da o kadar duyarsızlaştırmışsınız ki onlar da bir şey hissetmiyorlar sizin gibi. Cinsel birleşmenin nasıl gerçekleştirileceğini anlatan ayetler arapça okununca titreyerek ağlama krizine girersiniz, taşlanan, kolu kesilen insanlardan gözünüzü kaçırırsınız. İşte bu kadar duyarlısınız.</p>
<p>Muhtemelen benim öldürülmem kafanızda hiç bir şeyi değiştirmeyecek, bir hafta sonraki Risale-i Nur okuma gününde bunları unutmuş olacaksınız. Unutun. Çocuklarınıza ayrımcılığı öğretin, ikiyüzlü sevgiyi öğretin. Taraflı adaleti öğretin. Bunlara inanın. Çocuklarınızı da zehirleyin. Hiç ulaşamayacakları havuçlarına doğru koşsunlar, koşun. Hiçbir zaman düşünmeyin, zira sizin yerinize düşünecek olan her zaman bulunur. Öldürmeyin sizin yerinize öldürecek olan bulunur. Umursamayın, sizin yerinize umursayacak olan bulunur. Yaşamayın, sizin yerinize yaşayacak olan bulunur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/neden-oldurulmeliyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayatın Anlamı</title>
		<link>http://geldik.biz/hayatin-anlami/</link>
		<comments>http://geldik.biz/hayatin-anlami/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2011 20:23:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatın Anlamı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=985</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazıyı Stanley Kubrick&#8217;in Playboy&#8217;da yayımlanmış bir röpörtajından çevirdim. Bu yazının dinden arınıp büyük boşluklara düşenler için bir paraşüt vazifesi görmesini dilerim. Aşağıdaki çeviriyi şuradaki lisans çerçevesinde paylaşabilirsiniz. Playboy: Hayat eğer bu kadar amaçsızsa, hayatın yaşamaya değer olduğunu düşünüyor musunuz? Kubrick: Evet, ölümlülüğüyle başa çıkabilmiş bizim gibiler için. Yaşamın salt anlamsızlığı insanoğlunu kendi anlamlarını yaratmaya yöneltmiştir. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/02/4211.gif"><img class="alignright size-full wp-image-991" title="42" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/02/4211.gif" alt="" width="150" height="150" /></a>Bu yazıyı Stanley Kubrick&#8217;in Playboy&#8217;da yayımlanmış bir röpörtajından çevirdim. Bu yazının dinden arınıp büyük boşluklara düşenler için bir paraşüt vazifesi görmesini dilerim. Aşağıdaki çeviriyi <a href="http://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/3.0/">şuradaki lisans çerçevesinde</a> paylaşabilirsiniz.</p>
<p>Playboy: Hayat eğer bu kadar amaçsızsa, hayatın yaşamaya değer olduğunu düşünüyor musunuz?</p>
<p>Kubrick: Evet, ölümlülüğüyle başa çıkabilmiş bizim gibiler için. Yaşamın salt anlamsızlığı insanoğlunu kendi anlamlarını yaratmaya yöneltmiştir. Tüm çocuklar şüphesiz ki yaşama lekesiz bir merak duygusuyla başlar, ölümün ve bozunmanın farkındalığı onların bilinçlerini etkileyerek; onların yaşama sevinçlerini, idealizmlerini, ölümsüzlük varsayımlarını giderek aşındırır.<span id="more-985"></span></p>
<p>Bir çocuk yetişirken tüm çevresinde ölümü ve acıyı görür ve bu süreçte insanlığa olan inancını gitgide yitirir. Fakat yeterince güçlüyse &#8211; ve şanslıysa &#8211; o alacakaranlıktaki ruhundan şimdiki yaşamına(elan) tekrar doğar.</p>
<p>Yaşamın anlamsızlığının farkındalığına karşı kişi kendine taze bir amaç ve kabullenme geliştirebilir. İlk doğduğu andaki saf merak duygusunu tekrar yakalayamayabilir ama daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir şeyler şekillendirebilir.</p>
<p>Evren hakkındaki en dehşet verici gerçek onun saldırgan olması değildir, ama onun sıradanlığıdır; eğer bu sıradanlıkla yüzleşip, yaşamın ölüm sınırları içerisindeki meydan okumalarını kabullenebilirsek insan türü olarak varoluşulumuzu eşsiz bir anlama kavuşturmuş oluruz.</p>
<p>Karanlık ne kadar büyük olursa olsun, kendi ışığımızı sağlamalıyız.</p>
<p>Kaynak: <em>Stanley Kubrick Interviews</em>, University Press of Mississippi, 2001, s.73</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/hayatin-anlami/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Allahsız Olmak Günah mı?</title>
		<link>http://geldik.biz/allahsiz-olmak-gunah-mi/</link>
		<comments>http://geldik.biz/allahsiz-olmak-gunah-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 00:14:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatın Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[agnostisizm]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[ateizm]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[zındıklık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=951</guid>
		<description><![CDATA[Artık bir yaratıcıya inanmıyorum. Yaratıcıyı Tanrı, Allah veya Yehova artık nasıl adlandırırsanız, orasını siz bilirsiniz. Aslında herkesten bir adet daha az yaratıcıya inanmıyorum, çok da eksiğim yok sizlerden. Sadece ben değil, bu yaratıcı varlık saçmalığının başladığı günden beri tüm insanlar varlıklarının sebebini bir üst varlığa bağlama eğiliminde olmuşlar. Bazıları bir çok üst varlığa, bazıları ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/01/darwin-baligi11.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-955" title="darwin-baligi" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/01/darwin-baligi11.jpg" alt="" width="180" height="96" /></a>Artık bir yaratıcıya inanmıyorum. Yaratıcıyı Tanrı, Allah veya Yehova artık nasıl adlandırırsanız, orasını siz bilirsiniz. Aslında herkesten bir adet daha az yaratıcıya inanmıyorum, çok da eksiğim yok sizlerden. Sadece ben değil, bu yaratıcı varlık saçmalığının başladığı günden beri tüm insanlar varlıklarının sebebini bir üst varlığa bağlama eğiliminde olmuşlar. Bazıları bir çok üst varlığa, bazıları ise tek bir üst varlığa bağlamışlar.</p>
<p>İnsanlığın evrim tarihine baktığımızda insan türüne &#8220;bahşedilmiş&#8221; sistematik düşünme yeteneğinin beraberinde sistematik korkuyu da getirdiği görülür. Olmadık yerlere burnunu sokan meraklı  insan, kendini korkutacak çok şey bulmuştur. Ölmekten korkup yırtıcı hayvanlara,  karanlıktan korkup geceleri aydınlığı sağlayan aya, soğuktan korkup güneşe tapmıştır. İnsan kendinden üstün nitelikli ve güçlü bir şey gördüğü zaman hemen onu tanrı kategorisine almıştır. Onlardan daha güçlülerini gördüğünde eski tanrılarını dışlamış ve yeni tanrılara bağlanmıştır.<span id="more-951"></span></p>
<p>İnsan evrimsel sürecinde ilk önce somut nesnelere ardından da soyut şeylere tanrıyı yakıştırmıştır. Şu an dünya nüfusunun büyük bir kısmı soyut tanrılara inanıyor. Aslında bu güzel bir gelişme. İnsanların soyut düşünme ve hissedemedikleri şeyleri de kabullenme yeteneklerinin yükseldiğini gösterir. Fakat görünür tanrıları da küçümsemeyelim onların güvenilirlikleri de oldukça yüksek. Ne demişler: &#8220;Duyduğumun sekizde birine, gördüğümün yarısına inanırım.&#8221;</p>
<p>İnsan evreni keşfettikçe tanrıların sayısı dramatik bir şekilde azalıyor. Eminim insan türü kendi kendini yoketmezse  ileride bu sayı sıfırlanacaktır. İnsan önceleri hiç tanrıya inanmıyordu sonra bir çoklarına inanmaya başladı sonra bunlar azaldı ve bir süre sonra da bitecek. Belki de insan türü yok olacak o zaman kesin bitecek&#8230;</p>
<p>Peki ben nasıl sıfıra düştüm? Pek kolay olmadı çünkü çevremde bu düşünceye sahip hiç kimse yoktu ama Türkiye&#8217;de özgür düşünen ve belki de seküler olarak yetişmiş son nesil olduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Son zamanlarda dini özgürlükler haricinde büyük bir gelişme kaydettiğimiz söylenemez. Ayrıca bu özgürlükler sadece İslam dinine yönelik oldu, diğer dini gruplar için neredeyse hiçbir şey yapılmadı. Aksine mahalle baskısı arttı ve insanlar kutuplaştı. Dindar daha dindar, dinsiz daha dinsiz oldu. Ben ortalarda bir yerlerdeydim ve sağduyumun sesini dinleyip her şeye rağmen doğru olduğunu düşündüğüm şeye doğru yürümeye karar verdim.</p>
<p>Bu kararı vermek benim için gerçekten çok zor oldu. Çevremde son zamana kadar benim gibi düşünen neredeyse hiç kimse yoktu. Düşündüklerimi ve fikirlerimi paylaşamıyordum, içim gerçekleri haykırmak isterken gerçeğin en soğuk haliyle yüzleşmeliydim. Üstelik dinsizlik ve &#8220;Allahsız&#8221;lığın hakaret ve hastalık olarak nitelendirildiği bir yerde. Halbuki başımıza gerçek dinsizlerden hiçbir şey gelmedi ne geldiyse yüksek motivasyonlu dindarlardan geldi. Bu gerçeği çoğumuzun görmesi için ne kadar zaman geçmesi gerekiyor bilmiyorum. Belki de insanlık olarak &#8220;Allahsız&#8221;lığa hazır değilizdir. Çok dertliyiz. Şu an insanlık olarak çektiğimiz çileyi dindirmenin ve kabullenmenin şimdiye kadarki en iyi yolunun uyuşturucular olduğunu gördük. Fena da işlemiyor hani. Ama uyuşturucu uyuşturucudur, gerçekleri çarpıtır. Gerçekleri görmek için ayılmak gerekir. Hatta bence Yeşilay&#8217;ın savaş açması gereken en önemli uyuşturucu dindir. Neden diyorsanız din, tanrı ve öbür dünya anlayışı bir çok yönden zararlıdır. Sıralamak gerekirse:</p>
<ul>
<li>Suistimal edilmeye çok yatkındır ve insanları kandırmak amacıyla binlerce yıldır kull<img class="alignright size-medium wp-image-958" title="Suicide_Bomber_Costume" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/01/Suicide_Bomber_Costume1-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" />anılmıştır, kullanılmaktadır. Vergilerimizin bir çoğu çağımız için geçerliliği kalkmış dini kurumlara gitmektedir.</li>
<li>Din ve ahiret kavramları insanları kaderciliğe sürükler ve dünyadaki haklarını arama motivasyonlarını düşürür.</li>
<li>İnsan dünyanın kendisi için yaratılmış olduğunu düşünerek onu pervasızca kullanır ve insan dışındaki diğer canlılarının haklarını suistimal eder.</li>
<li>İnsan daha iyi çalışma ve yaşam olanakları arayışını yitirir, otoriteye boyun eğer.</li>
<li>Ne kadar dinlerde bilime önem verin denilse de çoğu dinde faydalı ve faydasız bilim diye ayrım yapılmıştır. Hangi bilimin önemli olduğuna karar verecek bilim adamlarıdır, din adamları değil.</li>
<li>Ahiret anlayışı insanı kandırılmaya müsait bir konuma getirir. Hiç ulaşamayacağı bir havuca doğru koşan insan boşa yaşamış olur.</li>
<li>Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, şimdi ölecekmiş gibi ahiret için çalışılamaz. Her zaman bir dengesizlik söz konusu olacaktır üstelik tek bir alana yönelmek her zaman için daha mantıklı ve rasyonel bir seçenektir.</li>
<li>Ya varsa şeklinde faydacı bir yaklaşımla hayatı sürdürmek tüm dinlere ve tanrılara inanmayı ve ibadet etmeyi gerektirir. Ki bu fiziksel ve manevi olarak imkansızdır.</li>
<li>İnanmak yüzde yüz inanmak demektir. Şu an batının düşünce özgürlüğünden nasibini alıp palazlanmış ılımlı piyasa dindarları gerçeklerin çoğunu görmezden geliyorlar ve dinlerin hoşgörü denizi olduğunu savunuyorlar. Bu tamamen yanlış bir ifadedir. Dinlerde hoşgörü olmadığını söylemek yanlış olur fakat büyük resime bakmak gerçekleri anlamamızda yardımcı olacaktır. Dini kitaplardaki bilgilerin yüzde yüz doğru olduğunu kabullenen yüksek motivasyonlu bir kişi bu uğurda &#8220;her şeyi&#8221; yapabilir.</li>
<li>İnsanoğlu tarihindeki en kanlı en acımasız savaşlar sanıldığı gibi dinsizler yüzünden olmadı. Çoğu insan dinine inanmadığı toplumu dinsiz olarak görme eğilimindedir ama durum böyle değil onlar da birşeylere inanıyorlar dostlar. Sorun şu ki sizinkine inanmıyorlar. Bunların sorumlusu suistimal edilen din değil de nedir? George Carlin&#8217;in deyimiyle: Benim tanrımın pipisi seninkinden büyük. Ne! Onlarındaki daha mı büyükmüş?Bombalayın!</li>
</ul>
<p>Peki tanrı olabilir mi? Tüm yazının olumsuzluklarda dolu olduğunu zannetmeyin belki de tanrı vardır. Şu argümana bir bakalım:</p>
<p>- Evreni kim yarattı?: Tanrı.</p>
<p>- O zaman bir üst seviyeye çıkalım. Peki tanrıyı kim yarattı?: Tanrı her zaman vardı ve var olacaktır.</p>
<p>- O zaman neden bir üst seviyeye daha çıkmayalım ve evrenin yaratılmadığını ve hep var olduğunu kabul etmeyelim?</p>
<p>Bunlar zor sorular ve cevaplar, insan keşfettikçe ve öğrendikçe bunlara daha mantıklı soru ve cevaplar sunacaktır. Fakat şu an elimizdeki bilgiyle oluşturulabilecek en kabul edilebilir tanrı modeli belki şöyle olabilir: &#8220;Tüm insani özelliklerden arınmış, sevmeyen, kızmayan, beklentisi olmayan ve cezalandırmayan. Sadece tüm varlığın sebebi olan ve aynı zamanda parçası olduğumuz .&#8221;</p>
<p>Fikrimi beğendiniz mi? Öyleyse gelin ve cemaatime üye olun. Kedi canınızı sizin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/allahsiz-olmak-gunah-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kızları da Alın Askere</title>
		<link>http://geldik.biz/kizlari-da-alin-askere/</link>
		<comments>http://geldik.biz/kizlari-da-alin-askere/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 28 Aug 2010 17:48:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatın Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[işime Yarar]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Bilinç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=918</guid>
		<description><![CDATA[Yeni göreve başlayan Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner&#8217;in tek tip askerlikle ilgili açıklamaları benim gibi askerliğini henüz yapmamış binlerce genci korkuttu. Yoksa siz de onlardan bir misiniz? Gerçi her sene bu tartışma alevlenir ama bu sefer biraz değişik bana göre. Hiç bir Genelkurmay Başkanı ilk açıklamalarında bu kadar radikal olmamıştı. Ben bu tasarının yakın zamanda hatta benim [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2010/08/tsk11.png"><img class="alignright size-full wp-image-922" title="tsk" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2010/08/tsk11.png" alt="" width="150" height="181" /></a>Yeni göreve başlayan Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner&#8217;in tek tip askerlikle ilgili açıklamaları benim gibi askerliğini henüz yapmamış binlerce genci korkuttu. Yoksa siz de onlardan bir misiniz? Gerçi her sene bu tartışma alevlenir ama bu sefer biraz değişik bana göre. Hiç bir Genelkurmay Başkanı ilk açıklamalarında bu kadar radikal olmamıştı. Ben bu tasarının yakın zamanda hatta benim dönemimde (bir sene sonra) gerçekleşeceğini düşünüyorum. Zira şu son dönemde halkın tepki seviyesini ölçen yöneticiler yüzünden &#8220;oldu, bitti&#8221; uygulamalar resmen patlamış durumda. Peki bu uygulama ne getirir, ne götürür? Bu konuyu tartışmak isterim.</p>
<p>Koşaner, tek tip askerlik projesini açıklarken şu argümanları kullandı:</p>
<ol>
<li>Üniversiteli, ilköğretim mezunu ayrımı yapılmadan herkes aynı süre, eşit şartlarda askerlik yapacak.</li>
<li>Askerlik süresi herkes için 9 ay olacak.</li>
<li>Yedek subaylık kalkacak.</li>
<li>Eğitimli insan gücünden daha fazla yararlanılacak.</li>
</ol>
<p>Peki bu dör maddenin karşı argümanları nasıl olabilir?<span id="more-918"></span></p>
<ol>
<li>Aslında bu uygulama eşitlik ilkesine tam uyuyor. Sırf kısa süreli askerlik için Açık Öğretim Fakültesinde veya özel üniversitelerde okuyan insanları gördükçe boşa giden kaynaklarımıza üzülüyorum. Tüm 4 yıllık üniversite bitirmiş olan vatandaşların kısa süreli askerlik yapması gerçekten saçma çünkü Türkiye&#8217;deki üniversite eğitimi maalesef elit değil. Ama istisna olarak bazı önemli branşlar ve doktorlar(mesleğinde doktora yapmış olanlar ve hekimler) ayrı bir kategoriye alınabilir diye düşünüyorum. Bir beyin cerrahını cepheye göndermek pek akıllı bir fikir olmasa gerek, çünkü doktor bu sistemde cepheye gidebilecek bir aday haline geliyor. Hem devletin bu insanlara yapmış olduğu yatırım diğer vatandaşlardan çok daha fazla olduğundan yitirilmesi ülke için çok büyük bir kayıptır.</li>
<li>Askerlik süresinin 9 aya kadar düşmesi sevindirici bir gelişme gibi gözükmekte ama benim nacizane görüşüm bu sürenin bu kadar da düşmeyeceğidir çünkü askerliğini 6 ve 12 ay yapanların sayısının, 15 ay yapanlardan çok daha az olduğunu düşünüyorum.(Buraya istatistik bulsam koyacaktım ama mazur görün. Siz bulursanız seve seve yayınlarım) Haliyle benim görüşüm askerliğin minimum 12 ay olacağı yönünde, ama gelişmeleri hep beraber izleyeceğiz.</li>
<li>1. maddede belirttiğim gibi devlet tarafından belirlenmiş bazı öncelikli grupların kesinlikle bir ayrıcalığı ve koruması olmalıdır. Bu ayrı bir rütbeyle sağlanabilir, bunun adı yedek subay olur yedek astsubay olur. Olsun da. Çünkü devlet yatırım yaptığı insanları korumalıdır.</li>
<li>Bence bu maddeyi savunan varsa vicdanî ret konusunu iyice araştırmalıdır. Çünkü deniliyor ki eğitimli insanlar asker tarafından daha çok yararlanılacak. Bence bu çok yanlış bir savunma çünkü askerin savaşacak insana, toplumun ise eğitimli insanlara ihtiyacı vardır. Eğitimli insanlar toplum tarafından daha çok yararlanılmalıdır. Bunun yolu da vicdani ret karşılığı kamu hizmetinden geçiyor. Örneğin ben vicdanî ret hakkımı kullanmak istiyorum diyen biri 9 ay askerlik yerine, 5 ay kamu hizmeti yaparsa bundan toplum da kazanır sadece TSK değil.</li>
</ol>
<p>Şimdi izin verirseniz Türkiye&#8217;de askerlik kurumu hakkındaki kendi önerilerimi sunmak istiyorum.</p>
<ol>
<li>TSK&#8217;nın Türkiye&#8217;ye yıllık maliyeti yaklaşık 19 milyar $&#8217;dır. 2009 yılı <span style="text-decoration: underline;">harcama</span>mız ise toplam 180 milyar dolar yani harcamalarımızın yaklaşık %10&#8242;u savaşmak ve savunmak için kullanılıyor. Çok büyük bir rakam bu. Bence sorunları silahlarla değil de masa başında çözmek çok daha ucuza malolabilir. Hatta bu %10, yaratıcı insanlar yetiştirmeye harcanırsa uzun vadede en güzel askeri ve ekonomik yatırım yapılmış olur.</li>
<li><a href="http://fizy.com/s/1m9v2e"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-926" title="kizlari-da-alin-askere-kapak" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2010/08/kizlari-da-alin-askere-kapak1-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>600.000 asker neyimize yetmiyor anlamış değilim. Hem söylenene göre bu miktar ihtiyacın %65 bile değilmiş. Yok artık! Askerlikte çaycılık, garsonluk, aşçılık, özel şöförlük ve ayak işleri yaptırma tamamen kaldırılmalıdır. Askerin görevi  savaşmak ve savunmaktır. TSK eğer ihtiyaç duyuyorsa bu diğer işleri dışarıdan satın almalıdır.</li>
<li>Kadınlar da askeri sisteme katılmalıdır. Askerde eşitlik diyorsanız bence ilk önce kadınları da askere almalısınız. Böylece askerlik süresi azalmış ve pozitif cinsiyet ayrımcılığı azalmış olur. Ayrıca askerlik kurumuna da kadın elinin değmesi şart!</li>
<li>Askerlik mesleği profesyonelleşmeli ve tüm askerler yükselebilir konumlarda olmalılar. Böylece çok sayıda askerin yapacağı işler çok az sayıda askerle yapılabilir. Ayrıca tecrübeli asker sayısı artar, asker ölümleri azalır ve askerler sendikalaşarak kendi haklarını ve ölen arkadaşlarının haklarını daha kolay arayabilirler.</li>
</ol>
<p>Ve gönül ister ki elbette askerlik kurumuna hiç gerek kalmasın ve herkes kardeşçe yaşasın. Umarım o günler gelir ve bunları görecek ömrümüz olur.</p>
<p>Kaynaklar:</p>
<ol>
<li><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Turkish_Armed_Forces">http://en.wikipedia.org/wiki/Turkish_Armed_Forces</a></li>
<li><a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/24961671/">http://www.ntvmsnbc.com/id/24961671/</a></li>
<li><a href="http://milexdata.sipri.org/">http://milexdata.sipri.org/</a></li>
<li><a href="http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_military_expenditures">http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_countries_by_military_expenditures</a></li>
<li><a href="http://www.ntvmsnbc.com/id/25126607/">http://www.ntvmsnbc.com/id/25126607/</a></li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/kizlari-da-alin-askere/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

