<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>geldik! &#187; din</title>
	<atom:link href="http://geldik.biz/etiket/din/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://geldik.biz</link>
	<description>Bir başka WordPress sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 21 Jan 2012 21:44:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Allahsız Olmak Günah mı?</title>
		<link>http://geldik.biz/allahsiz-olmak-gunah-mi/</link>
		<comments>http://geldik.biz/allahsiz-olmak-gunah-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 00:14:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatın Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[Toplumsal Bilinç]]></category>
		<category><![CDATA[agnostisizm]]></category>
		<category><![CDATA[allah]]></category>
		<category><![CDATA[ateizm]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[evren]]></category>
		<category><![CDATA[tanrı]]></category>
		<category><![CDATA[zındıklık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=951</guid>
		<description><![CDATA[Artık bir yaratıcıya inanmıyorum. Yaratıcıyı Tanrı, Allah veya Yehova artık nasıl adlandırırsanız, orasını siz bilirsiniz. Aslında herkesten bir adet daha az yaratıcıya inanmıyorum, çok da eksiğim yok sizlerden. Sadece ben değil, bu yaratıcı varlık saçmalığının başladığı günden beri tüm insanlar varlıklarının sebebini bir üst varlığa bağlama eğiliminde olmuşlar. Bazıları bir çok üst varlığa, bazıları ise [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/01/darwin-baligi11.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-955" title="darwin-baligi" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/01/darwin-baligi11.jpg" alt="" width="180" height="96" /></a>Artık bir yaratıcıya inanmıyorum. Yaratıcıyı Tanrı, Allah veya Yehova artık nasıl adlandırırsanız, orasını siz bilirsiniz. Aslında herkesten bir adet daha az yaratıcıya inanmıyorum, çok da eksiğim yok sizlerden. Sadece ben değil, bu yaratıcı varlık saçmalığının başladığı günden beri tüm insanlar varlıklarının sebebini bir üst varlığa bağlama eğiliminde olmuşlar. Bazıları bir çok üst varlığa, bazıları ise tek bir üst varlığa bağlamışlar.</p>
<p>İnsanlığın evrim tarihine baktığımızda insan türüne &#8220;bahşedilmiş&#8221; sistematik düşünme yeteneğinin beraberinde sistematik korkuyu da getirdiği görülür. Olmadık yerlere burnunu sokan meraklı  insan, kendini korkutacak çok şey bulmuştur. Ölmekten korkup yırtıcı hayvanlara,  karanlıktan korkup geceleri aydınlığı sağlayan aya, soğuktan korkup güneşe tapmıştır. İnsan kendinden üstün nitelikli ve güçlü bir şey gördüğü zaman hemen onu tanrı kategorisine almıştır. Onlardan daha güçlülerini gördüğünde eski tanrılarını dışlamış ve yeni tanrılara bağlanmıştır.<span id="more-951"></span></p>
<p>İnsan evrimsel sürecinde ilk önce somut nesnelere ardından da soyut şeylere tanrıyı yakıştırmıştır. Şu an dünya nüfusunun büyük bir kısmı soyut tanrılara inanıyor. Aslında bu güzel bir gelişme. İnsanların soyut düşünme ve hissedemedikleri şeyleri de kabullenme yeteneklerinin yükseldiğini gösterir. Fakat görünür tanrıları da küçümsemeyelim onların güvenilirlikleri de oldukça yüksek. Ne demişler: &#8220;Duyduğumun sekizde birine, gördüğümün yarısına inanırım.&#8221;</p>
<p>İnsan evreni keşfettikçe tanrıların sayısı dramatik bir şekilde azalıyor. Eminim insan türü kendi kendini yoketmezse  ileride bu sayı sıfırlanacaktır. İnsan önceleri hiç tanrıya inanmıyordu sonra bir çoklarına inanmaya başladı sonra bunlar azaldı ve bir süre sonra da bitecek. Belki de insan türü yok olacak o zaman kesin bitecek&#8230;</p>
<p>Peki ben nasıl sıfıra düştüm? Pek kolay olmadı çünkü çevremde bu düşünceye sahip hiç kimse yoktu ama Türkiye&#8217;de özgür düşünen ve belki de seküler olarak yetişmiş son nesil olduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Son zamanlarda dini özgürlükler haricinde büyük bir gelişme kaydettiğimiz söylenemez. Ayrıca bu özgürlükler sadece İslam dinine yönelik oldu, diğer dini gruplar için neredeyse hiçbir şey yapılmadı. Aksine mahalle baskısı arttı ve insanlar kutuplaştı. Dindar daha dindar, dinsiz daha dinsiz oldu. Ben ortalarda bir yerlerdeydim ve sağduyumun sesini dinleyip her şeye rağmen doğru olduğunu düşündüğüm şeye doğru yürümeye karar verdim.</p>
<p>Bu kararı vermek benim için gerçekten çok zor oldu. Çevremde son zamana kadar benim gibi düşünen neredeyse hiç kimse yoktu. Düşündüklerimi ve fikirlerimi paylaşamıyordum, içim gerçekleri haykırmak isterken gerçeğin en soğuk haliyle yüzleşmeliydim. Üstelik dinsizlik ve &#8220;Allahsız&#8221;lığın hakaret ve hastalık olarak nitelendirildiği bir yerde. Halbuki başımıza gerçek dinsizlerden hiçbir şey gelmedi ne geldiyse yüksek motivasyonlu dindarlardan geldi. Bu gerçeği çoğumuzun görmesi için ne kadar zaman geçmesi gerekiyor bilmiyorum. Belki de insanlık olarak &#8220;Allahsız&#8221;lığa hazır değilizdir. Çok dertliyiz. Şu an insanlık olarak çektiğimiz çileyi dindirmenin ve kabullenmenin şimdiye kadarki en iyi yolunun uyuşturucular olduğunu gördük. Fena da işlemiyor hani. Ama uyuşturucu uyuşturucudur, gerçekleri çarpıtır. Gerçekleri görmek için ayılmak gerekir. Hatta bence Yeşilay&#8217;ın savaş açması gereken en önemli uyuşturucu dindir. Neden diyorsanız din, tanrı ve öbür dünya anlayışı bir çok yönden zararlıdır. Sıralamak gerekirse:</p>
<ul>
<li>Suistimal edilmeye çok yatkındır ve insanları kandırmak amacıyla binlerce yıldır kull<img class="alignright size-medium wp-image-958" title="Suicide_Bomber_Costume" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2011/01/Suicide_Bomber_Costume1-208x300.jpg" alt="" width="208" height="300" />anılmıştır, kullanılmaktadır. Vergilerimizin bir çoğu çağımız için geçerliliği kalkmış dini kurumlara gitmektedir.</li>
<li>Din ve ahiret kavramları insanları kaderciliğe sürükler ve dünyadaki haklarını arama motivasyonlarını düşürür.</li>
<li>İnsan dünyanın kendisi için yaratılmış olduğunu düşünerek onu pervasızca kullanır ve insan dışındaki diğer canlılarının haklarını suistimal eder.</li>
<li>İnsan daha iyi çalışma ve yaşam olanakları arayışını yitirir, otoriteye boyun eğer.</li>
<li>Ne kadar dinlerde bilime önem verin denilse de çoğu dinde faydalı ve faydasız bilim diye ayrım yapılmıştır. Hangi bilimin önemli olduğuna karar verecek bilim adamlarıdır, din adamları değil.</li>
<li>Ahiret anlayışı insanı kandırılmaya müsait bir konuma getirir. Hiç ulaşamayacağı bir havuca doğru koşan insan boşa yaşamış olur.</li>
<li>Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, şimdi ölecekmiş gibi ahiret için çalışılamaz. Her zaman bir dengesizlik söz konusu olacaktır üstelik tek bir alana yönelmek her zaman için daha mantıklı ve rasyonel bir seçenektir.</li>
<li>Ya varsa şeklinde faydacı bir yaklaşımla hayatı sürdürmek tüm dinlere ve tanrılara inanmayı ve ibadet etmeyi gerektirir. Ki bu fiziksel ve manevi olarak imkansızdır.</li>
<li>İnanmak yüzde yüz inanmak demektir. Şu an batının düşünce özgürlüğünden nasibini alıp palazlanmış ılımlı piyasa dindarları gerçeklerin çoğunu görmezden geliyorlar ve dinlerin hoşgörü denizi olduğunu savunuyorlar. Bu tamamen yanlış bir ifadedir. Dinlerde hoşgörü olmadığını söylemek yanlış olur fakat büyük resime bakmak gerçekleri anlamamızda yardımcı olacaktır. Dini kitaplardaki bilgilerin yüzde yüz doğru olduğunu kabullenen yüksek motivasyonlu bir kişi bu uğurda &#8220;her şeyi&#8221; yapabilir.</li>
<li>İnsanoğlu tarihindeki en kanlı en acımasız savaşlar sanıldığı gibi dinsizler yüzünden olmadı. Çoğu insan dinine inanmadığı toplumu dinsiz olarak görme eğilimindedir ama durum böyle değil onlar da birşeylere inanıyorlar dostlar. Sorun şu ki sizinkine inanmıyorlar. Bunların sorumlusu suistimal edilen din değil de nedir? George Carlin&#8217;in deyimiyle: Benim tanrımın pipisi seninkinden büyük. Ne! Onlarındaki daha mı büyükmüş?Bombalayın!</li>
</ul>
<p>Peki tanrı olabilir mi? Tüm yazının olumsuzluklarda dolu olduğunu zannetmeyin belki de tanrı vardır. Şu argümana bir bakalım:</p>
<p>- Evreni kim yarattı?: Tanrı.</p>
<p>- O zaman bir üst seviyeye çıkalım. Peki tanrıyı kim yarattı?: Tanrı her zaman vardı ve var olacaktır.</p>
<p>- O zaman neden bir üst seviyeye daha çıkmayalım ve evrenin yaratılmadığını ve hep var olduğunu kabul etmeyelim?</p>
<p>Bunlar zor sorular ve cevaplar, insan keşfettikçe ve öğrendikçe bunlara daha mantıklı soru ve cevaplar sunacaktır. Fakat şu an elimizdeki bilgiyle oluşturulabilecek en kabul edilebilir tanrı modeli belki şöyle olabilir: &#8220;Tüm insani özelliklerden arınmış, sevmeyen, kızmayan, beklentisi olmayan ve cezalandırmayan. Sadece tüm varlığın sebebi olan ve aynı zamanda parçası olduğumuz .&#8221;</p>
<p>Fikrimi beğendiniz mi? Öyleyse gelin ve cemaatime üye olun. Kedi canınızı sizin.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/allahsiz-olmak-gunah-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>13</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sırlar Dünyası</title>
		<link>http://geldik.biz/sirlar-dunyasi/</link>
		<comments>http://geldik.biz/sirlar-dunyasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 30 Dec 2008 20:36:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>echza</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hayatın Anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[din]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[şekilcilik]]></category>
		<category><![CDATA[stv]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://geldik.biz/?p=467</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yıllarda STV&#8217;de bu dizi sürekli dönüyordu. Bir gün şöyle bir bölüme rastladım: Esas oğlan diye tabir ettiğimiz genç, uzun saçlı, kulağı küpeli, deri ceketli hippi görünümlü biri. Aynı zamanda da maddi durumu pek iyi değil. İkisi nasıl bir arada oluyorsa? STV işte! deyip geçelim.. Bu eleman üniversiteyi kazanıp başka bir şehire gidiyor. Para pul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-468 alignright" title="sirlar-dunyasi" src="http://geldik.biz/wp-content/uploads/2008/08/sirlar-dunyasi11.png" alt="" width="240" height="170" /></p>
<p>Geçen yıllarda STV&#8217;de bu dizi sürekli dönüyordu. Bir gün şöyle bir bölüme rastladım:</p>
<p>Esas oğlan diye tabir ettiğimiz genç, uzun saçlı, kulağı küpeli, deri ceketli hippi görünümlü biri. Aynı zamanda da maddi durumu pek iyi değil. İkisi nasıl bir arada oluyorsa? STV işte! deyip geçelim..</p>
<p>Bu eleman üniversiteyi kazanıp başka bir şehire gidiyor. Para pul da yok tabi, burs almak için bir işadamıyla görüşmeye gidiyor. İşadamı bunun görünümünden pek hoşlanmayıp bunu hep &#8220;Bugün git yarın gel&#8221; deyip oyalıyor. Eleman da bursu alamayıp avucunu yalıyor.</p>
<p>Her Türk prodüksiyonunda olduğu gibi genç parasızlıktan kötü yollara yöneliyor. Kendini içkiye veriyor, dağıtıyor her şeyi! Sonra bu iki insan dramatik bir şekilde karşılaşıyorlar. Adam ne kadar büyük bir yanlış yaptığını anlıyor, kafayı üşütüyor&#8230;.</p>
<p>&#8220;Bu bu bu, bize bir mesaj vermek istiyor sanki! &#8221; dediğinizi duyar gibiyim.</p>
<p>Fakat burada iki mesaj var sanki:</p>
<p>&#8220;Zengin insanlar bakın, her uzun saçlıyı züppe sanmayın onlara da burs verin.&#8221; mi yoksa,</p>
<p>&#8220;Hey gençler, sakın saçları uzatmayın, küpe takmayın, kaymak gibi de tıraş olun yoksa size kimse burs vermez.&#8221; mi?</p>
<p>Cevabı çok açık, amaç korkutma yoluyla şekilciliği yaymak. Başka birşey değil. ( Bu arada unutmayalım Muhammed Peygamber de uzun örgü saçlıydı. )</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://geldik.biz/sirlar-dunyasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

