Türkiye’deki cep telefonu çılgınlığını hepiniz biliyorsunuz. Yemek yemeye paramız yoktur ama yeni bir cep telefonu çıkınca onu almaya paramız vardır. Böyle bir milletiz işte… Daha çok para vererek, bir üst sürüme geçerek, yeni bir marka alarak daha iyi performans sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Bu düşünce kısmen doğru da olsa gerçekten sevmediğim bir sistem. Sistemin nasıl işlediğini görelim:
Sistemin Gerçekleri
- Kullanıcı en iyi performansı sağlamak için hep daha fazla para ödemek zorunda.
- Performans kavramının üst çizgisini “İşte burası son, artık daha üst modelini almamıza gerek yok.” şeklinde belirlemek imkansız. (Aslında olası ama cep telefonunu amacı dışına taşırıp onun üzerinden HD-DVD kalitesinde porno film izlemek isteyen doyumsuz kullanıcılar sayesinde bu sınır maalesef belirsiz.)
- Piyasada satılan çoğu cep telefonunu donanımsal olarak yükseltme gibi bir şansımız “pratik olarak” yok.
- Yazılımsal güncellemeleri(firmware) teknik görevliler yapıyor. Sertifikalı teknik görevlileri her şehirde bulmak mümkün değil. İşi bilmeyen insanlara yaptırırsanız telefonunuz garanti kapsamından çıkıyor.
- Nokia için konuşursak, firmware güncellemeleri kullanıcılar tarafından yapılabiliyor fakat bu program zaten yeni çıkmış modeller için kullanılabiliyor. (O zaman eskileri çöpe atalım.) Phoenix ve Diego programları ile de güncellemelerini evinizde yapabilirsiniz ama bu programlar çok karışık ve sadece teknik görevlilerin kullanması öneriliyor. (Şu siteden programları edinebilirsiniz fakat deneysel olarak kullanmakta fayda var, telefonunuzu kullanılamaz hale getirebilirsiniz.)
- Nokia OS ve Symbian işletim sistemleri kapalı kaynak olduğundan serbest geliştiriciler tarafından optimizasyon yapılamıyor sistem size nasıl verildiyse öyle kullanmak zorundasınız. (Telefonunuzda Linux veya açık kaynak kodlu bir işletim sistemi olsaydı bazı küçük oyunlarla daha hızlı bir telefona kavuşabilirdiniz. Açık kaynak hakkında yaptığım her konuşmada belirttiğim gibi: “Açık kaynakta sınır hayal gücünüzdür!”)
- Yazılım güncelleme işlemleri genelde veri kablosu yardımıyla yapılıyor. (Telefonunuzda Linux yüklü olsaydı, güncelleme paketini telefonunuzda derleyip kurulumu kolayca yapardınız.)
Durum böyle olunca cep telefonlarını adam etmenin en kolay yolunun onlara Linux yüklemek olduğunu söyleyebiliriz ama bu hiç yapılmamış bir şey değil örneğin Siemens SX1 için Linux(Sanırım sızan bir firmware kaynak kodundan yararlanmışlar.), Qtopia, OpenMoko, Android vb. bunlar güzel örnekler ama tam olarak yaygınlaşmış değiller ve özellikle ticari boyutta olanları daha iyisi için daha fazla para hipotezimi destekleyecek çizgide ilerliyorlar. Eğer ben de böyle bir amaçla yola çıksaydım şunları gözetirdim. (Belki ileride olur ama zor bir iş.)
Nasıl Olmalı?
- Cep telefonunda kullanılmayacak gereksiz tüm özellikleri kernelden ayırıp, ayrı bir kernel kategorisi oluştururdum: sparc, i386, Amiga gibi…
- Çok kullanılan telefon modellerinin firmware’larını decompile edip boot(kabaca: açılış) mekanizmalarını kavramaya çalışır. Linux’u ek hafıza kartına yüklemenin bir yolunu arardım. (Telefonun garanti kapsamından çıkmasını elleyebiliriz bu şekilde.)
- Qtopia‘nın daha hafif bir versiyonunu ve hazırladığım kerneli birleştirerek, bir nevi cep telefonlarının slackware’ini oluşturmaya çalışırdım. Çabanın çalışan versiyonunu gören ilgili geliştiriciler, zaten yardımcı olup ikinci bir dağıtım oluşturacaklardır.
- Projeyi küçük ve anlaşılabilir tutmaya çalışırdım, tabii ki gelişmesini de engellemezdim. Firmalarla anlaşarak donanım sürücülerini elde etmeme yardımcı olmalarını isterdim.
- Evet derlerse iş kolaylaşır bunları kolay bir şekilde port ederdim.
- Anlaşma sonucunda red cevabı alırsam küçük bir organizasyon oluşturup ölü telefonları toplamaya çalışırdım. Bu ölü telefonları ters mühendislik(reverse engineering) yöntemleriyle anlamaya çalışıp kendi sürücülerimi oluştururdum. (Açık kaynakta genelde böyle olur zaten, ters mühendislik olmasaydı acaba donanımlarımızı linuxda bu kadar kolay tanıtabilir miydik, merak ediyorum.)
- İşler büyüyünce organizasyonu şirketleştirmez organizasyon olarak bırakırdım. Çünkü kaynağın bağımsız olmasını severim. İşlerin gönüllülük esasına göre yürümesi ne kadar kötü gibi gözükse de ticari kaygı gütmediği için ilerleme ve yeni fikirlerin ortaya çıkışı daha kolay olacaktır. Ama şirketleşmeye de karşı değilim. Şirketler de bu çekirdeğin üzerinde geliştirme yapıp ekmek paralarını kazanabilirler değil mi?
Bu konudaki düşüncelerim kısaca böyle umarım ben veya bir başkası bu çalışmayı yürütür ve artık cep telefonlarında da Linux kullanabiliriz…

Merak ettiğim birşey var bu konunun yazarı kendisi mi yazı bu yazıyı yoksa biryerden dilimize mi çevirdi ?
Kendim yazdım, bu konuda küçük bir araştırma yapmıştım.
Cep telefonları için bir açık kaynak işletim sistemi şart. Ancak birileri yapsa da her telefon üreticisi bunun kendi telefonlarına yüklenmesini istemeyecektir.
Aslında işlerine gelir Ferhad, en azından işletim sistemi yapmak için ek kaynak ayırmak zorunda kalmazlar. Hem açık kaynak, uygulama geliştirme konusunda çok büyük avantajlar sağlıyor. Hızlı bug ayıklama; developer ve kullanıcı komünitesinin yaptığı reklam vs.. Ben böyle bir işe girişseydim, gözüm kapalı açık kaynağa yönelirdim.