Blog’um ve Ben (mim)

ağaçFlynxs ve Onurr‘dan yeni bir mim gelmiş, bloglama hakkında 5 soruyu röportaj tadında yanıtlıyormuşuz. Sorular ve onlara verdiğim cevaplar şöyle:

1-) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?

Hayatım boyunca düşündüklerimi, hayat felsefemi, tecrübelerimi paylaşacağım ortamlarda bulundum. Forumlar moda iken forumlarda yazardım, kendi çapımda küçük siteler de kurdum zamanında şimdi de bloglar moda oldu blog yazıları yazıyorum. Geldik.biz’i de forumların revaçta olduğu dönemde aldığım için kesinlikle blog olacağını düşündüğüm bir domain değildi. Deneme amaçlı ilk çalışmamı /gunluk dizininde yaptım sonraları mayanın tuttuğunu görünce ana dizine taşımaya karar verdim ve geldik.biz artık bir blog sitesi oldu.

2-) Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?

Asıl konum “Açık Kaynak” olmakla birlikte yaşadığım bazı şeyleri de paylaşma gereği duydum zamanla. Zaten onun için tecrübe kelimesini eklemiştim ya sloganıma. O yüzden belli bir çizgide yürüyorum diyemem.

3-) Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Sunucumu kendim kurdum ve evde saklıyorum. Çok sesli çalışıyor ve evdeki herkesi rahatsız ediyor. Bir de o gürültülü emektarın yanında uyuması vardır ki düşman başına… Ama yazdığım şeyin değerini istatistik programlarından ve sağolsun kopyacı arkadaşlardan anlıyorum. Aslında kopyalanmak kötü bir şey değil. Bazen düşünüyorum da ek$i sözlüğün bunca kopyası çıkmasa tanınır mıydı şimdiki kadar acaba?

4-) Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Tanıdıklarıma hep bir öğüt vermişimdir: “Mahmuzlarınız her zaman elinizde olsun.” İnsanları boş yere ümitlendirmeyi sevmem o yüzden yapamayacağım şeyleri yaparım demedim. Okuyuculara siteyi şu sıklıkta güncelleyeceğim diye bir garanti de vermiyorum. Zaten çok sık güncellenen ve “samimiyet”in yerini “sıkıcı bilgiler” alan sitelere ne kadar blog diyebiliriz bu da ayrı bir tartışma konusudur.

5-) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

İşi tadında bırakmayı severim. Yazma hevesim kayboluncaya kadar veya sitede istemeyen şeyler baş gösteresiye kadar devam etmeyi düşünüyorum. Zaten sürekli değişen sistem kısa sürede bizi başka bir akımlara sürükleyebilir. Blog yazmayız da başka bir şey yazarız, paylaşırız sonuçta bir şeyleri…

Dört kişiye daha paslıyorum bu mimi. Altan, Barış Atasoy, Cihan, Serkan

 

6 Responses to Blog’um ve Ben (mim)

  1. cihan.us » Blog Archive » Me & Myself & My Blog / Mim

    [...] by cihan In mim, Tümü 8Ara 07 Dün akşam RSS leri kontrol ederken Yalçın tarafından mimlendiğimi gördüm. Bu seferki mim kendinle röportaj tadındaymış çeşitli sorularımız var bunları [...]

  2.  
  3. serkan » Arşiv » Bloglama Üstüne

    [...] hazır fırsat gelmişken değinelim diyorum. Yalçın’dan mim gelmiş beş soruluk bir röportaj yapmalıyım şimdi kendimle. İşin kötüsü bir de Altan’ı [...]

  4.  
  5. Lyn

    teşekkür ederim katılımınız için..

    yazınızda katılmadığım bir nokta var. taklitler asıllarını yaşatır gibi bir mantığı doğru bulmuyorum. kopyalamak kötü bir şey, blogların bilinirliklerinin artmasında faydası olacaksa da, içeriklerinin kopyalanmasına müsamaha gösterilebileceğine kapı açan bu tür söylemlerden kaçınılmalı, diye düşünüyorum…

  6.  
  7. Serkan Altuntaş

    Tabi, çalıntı içeriğe göz yumulmamalı kesinlikle!

  8.  
  9. mırc

    kardesım calıntı malıntı adam emek harcamıs burda onemlı olan bu bence

  10.  
  11. echza

    kardesım calıntı malıntı adam emek harcamıs burda onemlı olan bu bence

    Senin mantığınla emek harcayan herkes haklı oluyor. Hırsıza, dolandırıcıya; adam emek harcamış olsun varsın diyosun yani. Domainini çalayım da hırsızlara olan yaklaşımın nasıl değişiyor bak. :smile:

  12.  

Benim de söyleyeceklerim var!