Kayıt Ol! | Giriş Yap

Author Archive

Ubuntu’nun Hedefi MAC OS X Olmak mı?

without comments

Şu yazımın kızgınlıklar bölümünde Linux’daki kullanılabilirliğe biraz değinmiştim. Ne yazık ki Ubuntu da dahil olmak üzere çoğu GNU/Linux dağıtımı kullanılabilirlik yönünden bir vizyona ve misyona sahip değil. Masaüstü yöneticileri olarak ilk aklımıza gelen KDE Windows’a, Gnome ise yuh artık dedirtecek kadar MAC OS X’e öykünüyor. Orijinal fikirleri de olmuyor değil ama sırf alengirli bir kaç compiz efektini kullanılabilirlik ve özelleştirme olarak gösterenlerle karşılaşmak gücüme gidiyor. Masaüstü sahasında hedefler çok saptı bence. Bu konuda en başarılı gördüğüm dağıtım olan Ubuntu bile çok değişik yönelimler içinde.

Geçen günlerde eski Canonical CEO’su Mark Shuttleworth Ubuntu’nun bundan sonra şu meşhur renkteki Human temasını kullanmayacağını açıkladı. Dedikodular MAC OS X tadında (gri gibi değil gibi) yeni bir tema yapılacağı yönünde ama bunu Lucid’in final sürümünde görebileceğiz. Aslında bu eğilimi Karmic Kaola’da hissetmiştim. Özellikle sistem tepsisinde değişen network ve ses ikonları bu değişimin bir habercisiydi. Brainstorm’daki çoğu fikirde  ve ubuntu bloglarında karşılaştığım çoğu yazıda insanların büyük bir MAC çılgınlığı içinde olduğunu görüyorum. Yok MAC gibi dockbar, üst bar nasıl yapılır; yok mac font rendering nasıl yapılır. Bu insanların istediği Ubuntu değil ki, düpedüz Mac! Eminim paraya kavuşunca ilk işleri Mac Hardware almak olacak çocuklar bunlar. Şu nautilus geliştirme fikrine bakar mısınız?

Şimdi de MAC OS X finder’a bakın ve 7 farkı söyleyin.

Bence, Ubuntu’nun kendine şu soruyu sorması gerekiyor: Özgür yazılımı kullanılabilir hale mi getirmek istiyoruz yoksa bedava bir MAC OS X alternatifi mi olmak istiyoruz?

Written by Yalçın Can

Şubat 28th, 2010 at 10:46 pm

Posted in Diğer

Sadece Yap / Just Do It

without comments

Nike’nin sloganını bir de böyle düşünün.

Written by Yalçın Can

Şubat 12th, 2010 at 2:15 pm

Posted in Hayatın Anlamı

TRT’nin Gereksizliği

without comments

Türkiye Radyo Televizyon kurumu 1964 yılında TV yayıncılığı alanındaki boşluğu doldurmak için devlet desteğiyle ve kanunla kurulmuş bir kurumdur. 1989′a kadar yani Star Tv kurulana kadar, TV yayını yapan tek kuruluş olmuştur. Bu tarihten sonra da bir çok özel TV kanalı yayın hayatına başlamıştır. (Tüm listeye buradan ulaşabilirsiniz.) Bu özel kanalların bir çoğu konusunda oldukça başarılı kanallardır ve bu kanallar yıllar geçtikçe TRT’nin vazgeçilebilir olduğunu kanıtlamıştır. Özellikle Türksat uydusundan ulaşılabilen kaliteli Türk kanalları; belgeselden tutun da çocuk programlarına ve tabii ki müzik programlarına kadar birçok yayın türünü içeriyor.

TRT 90′lı yıllardan sonra sürekli genişledi, hep büyüdü, hep kanal sayısını arttırdı, logosu da hep değişti ama yayın kalitesi ve içeriği bir türlü güzelleşemedi ve kalitesi hep kötüye gitti. Peki neden? Çok nedeni var, saymakla bitmez.

TRT elinde yirmi küsür radyo ve TV kanalı bulunduruyor, bu yayın organlarından 24 saat yayın gerçekleştiriyor. Bunun sunucusu var, kameramanı var, ışıkçısı var… Var da var. Peki bu değirmenin suyu nereden geliyor? Tabii ki bizden. Daha önceleri elektrik faturalarımızın %3.5′ini kadar bir değeri TRT’ye veriyorduk. Bu oran yakın zamanda %2′ye düştü. Şimdi de kalkacak diyorlar fakat geçtiğimiz aylarda radyo fonksiyonu olan her cihazdan alınan TRT katkı payı arttırıldı. Cep telefonu, araba hatta radyolu kalemden bile TRT’ye kaynak akıyor. Bu paralarla ne yapılıyor diye sormaya gerek yok. Hergün yeni bir TRT radyosu, kanalı kuruluyor. TRT Çocuk, TRT Şeş, TRT Müzik… Eee zaten bu ihtiyacı karşılayan kanallar vardı, hala da varlar. Peki niye bu kanalara prodüksiyon veya direk kredi yardımı yerine neden fazladan bir alternatif oluşturulmaya çalışılıyor?

Her şeyin bir sebebi var, her şeyin bir bedeli var. TRT bu zamana kadar tüm hükümetlerin propaganda aracı oldu, kanal ve radyo sayısının artmasıyla birlikte büyük bir kartele dönüştü ve dikkat ettiyseniz yayınları her hükümet döneminde belli bir ideolojiye daha yakın olmuştur. Bu yozlaşmayı durdurmak için bir şeyler yapmamız gerekir. Sorun değil çözüm üretici olmalıyız. Unutmayalım TRT’nin harcadığı her kuruş bizlerin cebinden çıkmaktadır. TRT’nin bu kayıtsız ve pervasız genişlemesini önlemeliyiz. Bu kampanyaya her türlü yardımı dokunacak, bu kampanyayı yayabilecek arkadaşların yorumlarını ve görüşlerini bekliyorum.

Teşekkürler

Written by Yalçın Can

Şubat 11th, 2010 at 8:25 pm

Posted in Diğer

ZenPhoto Türkçe Çevirisi

with one comment

Hala bilmeyenleriniz varsa öğrensin, Zenphoto fotoğraflarınızı kendi internet alanınızda depolamak ve sergilemek için çok güzel, basit ve kullanışlı bir yazılımdır. Bu yazılım Türk kullanıcılarca çokça kullanılıyor. Fakat Türkçe çevirisi şu an için bulunmuyor. Bu eksikliği gidermemiz gerekir diye düşünüyorum. Bunu yapmak için de en güzel yol takım oluşturup güçlerimizi birleştirmektir. Yazılımın orijinal dili İngilizce’dir. Çeviriye yardımcı olabilecek herkes ZenPhoto Hata Takip bölümünden ve buradan bana ulaşabilir. Kendinize iyi bakın.

Written by Yalçın Can

Ocak 25th, 2010 at 8:53 pm

Posted in Diğer

Tagged with ,

Kızılay’dan Güzel Bir Uygulama

without comments

Az bulunan bir kan grubu (a rh-) taşımam nedeniyle 18 yaşımdan beri düzenli olarak gerek hastane olsun, gerek kızılay olsun birçok kez kan verdim hatta bazı kan verme organizasyonları da düzenledik arkadaşlarla beraber.

Genelde kanımı hastahaneye veriyordum ihtiyaç sahibini görmek için ama bu sefer Kızılay zahmet etmemiş bizim fakülteye de gelmiş, sağolsunlar. Ben de Kızılay’a vereyim bu sefer dedim. Bir iki hafta sonra ise gelen mesaja çok şaşırdım:

SAYIN YC, TURK KIZILAYINA BAGISLADIGINIZ KAN IHTIYAC SAHIBINE ILETILMISTIR.BIR HAYAT KURTARDIGINIZ ICIN TESEKKURLER…

Bu işi sadece gösteriş yapmak için tabii ki doğru değil ama hoşuma gitti bu uygulama. İnsana yararlı ve gerekli olduğunu hissettiriyor.

Written by Yalçın Can

Aralık 6th, 2009 at 5:08 pm

Posted in Sağlık