Allahsız Olmak Günah mı?
Artık bir yaratıcıya inanmıyorum. Yaratıcıyı Tanrı, Allah veya Yehova artık nasıl adlandırırsanız, orasını siz bilirsiniz. Aslında herkesten bir adet daha az yaratıcıya inanmıyorum, çok da eksiğim yok sizlerden. Sadece ben değil, bu yaratıcı varlık saçmalığının başladığı günden beri tüm insanlar varlıklarının sebebini bir üst varlığa bağlama eğiliminde olmuşlar. Bazıları bir çok üst varlığa, bazıları ise tek bir üst varlığa bağlamışlar.
İnsanlığın evrim tarihine baktığımızda insan türüne “bahşedilmiş” sistematik düşünme yeteneğinin beraberinde sistematik korkuyu da getirdiği görülür. Olmadık yerlere burnunu sokan meraklı insan, kendini korkutacak çok şey bulmuştur. Ölmekten korkup yırtıcı hayvanlara, karanlıktan korkup geceleri aydınlığı sağlayan aya, soğuktan korkup güneşe tapmıştır. İnsan kendinden üstün nitelikli ve güçlü bir şey gördüğü zaman hemen onu tanrı kategorisine almıştır. Onlardan daha güçlülerini gördüğünde eski tanrılarını dışlamış ve yeni tanrılara bağlanmıştır.
İnsan evrimsel sürecinde ilk önce somut nesnelere ardından da soyut şeylere tanrıyı yakıştırmıştır. Şu an dünya nüfusunun büyük bir kısmı soyut tanrılara inanıyor. Aslında bu güzel bir gelişme. İnsanların soyut düşünme ve hissedemedikleri şeyleri de kabullenme yeteneklerinin yükseldiğini gösterir. Fakat görünür tanrıları da küçümsemeyelim onların güvenilirlikleri de oldukça yüksek. Ne demişler: “Duyduğumun sekizde birine, gördüğümün yarısına inanırım.”
İnsan evreni keşfettikçe tanrıların sayısı dramatik bir şekilde azalıyor. Eminim insan türü kendi kendini yoketmezse ileride bu sayı sıfırlanacaktır. İnsan önceleri hiç tanrıya inanmıyordu sonra bir çoklarına inanmaya başladı sonra bunlar azaldı ve bir süre sonra da bitecek. Belki de insan türü yok olacak o zaman kesin bitecek…
Peki ben nasıl sıfıra düştüm? Pek kolay olmadı çünkü çevremde bu düşünceye sahip hiç kimse yoktu ama Türkiye’de özgür düşünen ve belki de seküler olarak yetişmiş son nesil olduğum için kendimi şanslı sayıyorum. Son zamanlarda dini özgürlükler haricinde büyük bir gelişme kaydettiğimiz söylenemez. Ayrıca bu özgürlükler sadece İslam dinine yönelik oldu, diğer dini gruplar için neredeyse hiçbir şey yapılmadı. Aksine mahalle baskısı arttı ve insanlar kutuplaştı. Dindar daha dindar, dinsiz daha dinsiz oldu. Ben ortalarda bir yerlerdeydim ve sağduyumun sesini dinleyip her şeye rağmen doğru olduğunu düşündüğüm şeye doğru yürümeye karar verdim.
Bu kararı vermek benim için gerçekten çok zor oldu. Çevremde son zamana kadar benim gibi düşünen neredeyse hiç kimse yoktu. Düşündüklerimi ve fikirlerimi paylaşamıyordum, içim gerçekleri haykırmak isterken gerçeğin en soğuk haliyle yüzleşmeliydim. Üstelik dinsizlik ve “Allahsız”lığın hakaret ve hastalık olarak nitelendirildiği bir yerde. Halbuki başımıza gerçek dinsizlerden hiçbir şey gelmedi ne geldiyse yüksek motivasyonlu dindarlardan geldi. Bu gerçeği çoğumuzun görmesi için ne kadar zaman geçmesi gerekiyor bilmiyorum. Belki de insanlık olarak “Allahsız”lığa hazır değilizdir. Çok dertliyiz. Şu an insanlık olarak çektiğimiz çileyi dindirmenin ve kabullenmenin şimdiye kadarki en iyi yolunun uyuşturucular olduğunu gördük. Fena da işlemiyor hani. Ama uyuşturucu uyuşturucudur, gerçekleri çarpıtır. Gerçekleri görmek için ayılmak gerekir. Hatta bence Yeşilay’ın savaş açması gereken en önemli uyuşturucu dindir. Neden diyorsanız din, tanrı ve öbür dünya anlayışı bir çok yönden zararlıdır. Sıralamak gerekirse:
- Suistimal edilmeye çok yatkındır ve insanları kandırmak amacıyla binlerce yıldır kull
anılmıştır, kullanılmaktadır. Vergilerimizin bir çoğu çağımız için geçerliliği kalkmış dini kurumlara gitmektedir. - Din ve ahiret kavramları insanları kaderciliğe sürükler ve dünyadaki haklarını arama motivasyonlarını düşürür.
- İnsan dünyanın kendisi için yaratılmış olduğunu düşünerek onu pervasızca kullanır ve insan dışındaki diğer canlılarının haklarını suistimal eder.
- İnsan daha iyi çalışma ve yaşam olanakları arayışını yitirir, otoriteye boyun eğer.
- Ne kadar dinlerde bilime önem verin denilse de çoğu dinde faydalı ve faydasız bilim diye ayrım yapılmıştır. Hangi bilimin önemli olduğuna karar verecek bilim adamlarıdır, din adamları değil.
- Ahiret anlayışı insanı kandırılmaya müsait bir konuma getirir. Hiç ulaşamayacağı bir havuca doğru koşan insan boşa yaşamış olur.
- Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, şimdi ölecekmiş gibi ahiret için çalışılamaz. Her zaman bir dengesizlik söz konusu olacaktır üstelik tek bir alana yönelmek her zaman için daha mantıklı ve rasyonel bir seçenektir.
- Ya varsa şeklinde faydacı bir yaklaşımla hayatı sürdürmek tüm dinlere ve tanrılara inanmayı ve ibadet etmeyi gerektirir. Ki bu fiziksel ve manevi olarak imkansızdır.
- İnanmak yüzde yüz inanmak demektir. Şu an batının düşünce özgürlüğünden nasibini alıp palazlanmış ılımlı piyasa dindarları gerçeklerin çoğunu görmezden geliyorlar ve dinlerin hoşgörü denizi olduğunu savunuyorlar. Bu tamamen yanlış bir ifadedir. Dinlerde hoşgörü olmadığını söylemek yanlış olur fakat büyük resime bakmak gerçekleri anlamamızda yardımcı olacaktır. Dini kitaplardaki bilgilerin yüzde yüz doğru olduğunu kabullenen yüksek motivasyonlu bir kişi bu uğurda “her şeyi” yapabilir.
- İnsanoğlu tarihindeki en kanlı en acımasız savaşlar sanıldığı gibi dinsizler yüzünden olmadı. Çoğu insan dinine inanmadığı toplumu dinsiz olarak görme eğilimindedir ama durum böyle değil onlar da birşeylere inanıyorlar dostlar. Sorun şu ki sizinkine inanmıyorlar. Bunların sorumlusu suistimal edilen din değil de nedir? George Carlin’in deyimiyle: Benim tanrımın pipisi seninkinden büyük. Ne! Onlarındaki daha mı büyükmüş?Bombalayın!
Peki tanrı olabilir mi? Tüm yazının olumsuzluklarda dolu olduğunu zannetmeyin belki de tanrı vardır. Şu argümana bir bakalım:
- Evreni kim yarattı?: Tanrı.
- O zaman bir üst seviyeye çıkalım. Peki tanrıyı kim yarattı?: Tanrı her zaman vardı ve var olacaktır.
- O zaman neden bir üst seviyeye daha çıkmayalım ve evrenin yaratılmadığını ve hep var olduğunu kabul etmeyelim?
Bunlar zor sorular ve cevaplar, insan keşfettikçe ve öğrendikçe bunlara daha mantıklı soru ve cevaplar sunacaktır. Fakat şu an elimizdeki bilgiyle oluşturulabilecek en kabul edilebilir tanrı modeli belki şöyle olabilir: “Tüm insani özelliklerden arınmış, sevmeyen, kızmayan, beklentisi olmayan ve cezalandırmayan. Sadece tüm varlığın sebebi olan ve aynı zamanda parçası olduğumuz .”
Fikrimi beğendiniz mi? Öyleyse gelin ve cemaatime üye olun. Kedi canınızı sizin.

Allahsızlar! Neden korkup yorum yapmıyorsunuz?
Yalçın Can
4 Oca 11 at 00:09
Dur, acele etme ya, işimiz vardı, vakit bulunca yapacağız yorumu.
Bu kararı vermek zor bir şey. Ben de bir ara sadece Tanrı’ya inanıp dinlerini bir kenara bırakmayı düşünüyordum ama, içten içten devam etmeye çalışıyor.
Halbuki hiç dindar bir aile ve çevrem yok, hepsi kendine Müslüman… Cemaat yurdunda kalmam da bana tersliklerini görmem dışında bir şey katmadı…
Ama bunlara rağmen hala dini takmadan edemiyorum. Mantık kısmından düşününce Allah’a bir yerde mantıklı bir yer koyamıyorum ama mantıksızlık devam ediyor işte iç güdüde… Yemiyor inanmıyorum deyip öyle yaşamak…
Aslında pek önemi yok. İki türlü de (varsa) gideceğim yer cehennem.
FeRHaD
6 Oca 11 at 23:15
İmam-ı Gazali denen kurnaz şahıs yüzünden “Ya varsa?” teorisi çok tuttu. Bak şunu söyleyeyim eğer bir Tanrı varsa bu seni şunu veya bunu yapmadın diyerek yargılayacak bir varlık olamaz. Nasıl Hristiyanlığı “Aaaa baksana hiç Tanrı’nın çocuğu olur muymuş?” diyerek eleştirebiliyorsak, Tanrının sevmeyebileceğini, kızmayabileceğini, cezalandırmayabileceğini de eleştirebilmeliyiz. Bunların hepsi insani özelliklerdir.(Bunlar Tanrı’nın tecellisidir diyeni odunla döveceğim.) Ferhad, eğer Tanrı varsa garanti ediyorum bu ne seni ne beni ne de diğer insanları etkiler. Eğer o büyük sıfatlar yakıştırılan Tanrılar büyükse bu özelliklerden arınmış olmalıdır.(Semavi dinlerde belirtildiği gibi Tanrı insansı özelliklerden münezzeh değildir.)
Yalçın Can
7 Oca 11 at 20:42
Evet gideceğin yer cehennem demek isterdim sevinirdim cünkü ele aldığınız konu yada tartıştığınız konu basit bir konu değil elbetteki insanların düşüncelerini paylaşmalarını engelleyemeyiz ama unutmayınki kainatın bir yaratıcısı var… bunun en büyük örneği KURAN I KERİM dir diğer dinlere gelince tüm dinler aslında hak dinidir ( haktan gelmiştir ) fakat müslümanlık hariç diğer dinlerin kitapları değiştiği için insanlar fazla önem vermiyor inanmıyor haklılarda eğer değiştirilmiş olmasalardı orda yazılanlarda Allah tarafından gönderilenlerdi onlarada uyup saygı göstermek gerekirdi bin tane örnek vardır Allah ın varlığını gösteren bunu kimse inkar edemez burda rant elde etmek için prim kazanmak için yada menfaatınız herneyse bilmiyorum yapmayın gercekten pişman olacaksınız Peygamberlere gelen mucizeler var bunlarda ıspatıdır ve kainata insanlığa gelen en byük mücize HZ MUHAMMED ( S A V ) EFENDİMİZ VAR 3 ..5 kişinin söylemlrine bakarak kimse zaten dinini değiştirmez sizlerde görünen şeytanlar sıfatına giriyorsunuz semavi Allah ın insansı özelliklerinden münezzeh olmadığını belirtmiş diyorsun ayetler var büyük kitapta yazılanlaramı inansın illet sizin gibi kendini bilmeyenlerin sözünemi kendini bilmeyenler diyorum cünkü Allah ı bilmeyen kendini ne bilsin sizlere acıyorum ama ben FAHRİ KAİNATIN RESULU EKREMİN PEYGAMBER EFENDİMİZİN DEDİĞİ BİR SÖZÜ HATIRLATMAK İSTİYORUM ZATINA İŞKENCE YAPAN İNSANLAR İÇİN BİLE ELLERİNİ ACIP YARADANA DUA ETMİŞTİR ALLAH IM ONLARI AFFET BİLMİYORLAR BENDE SİZE BEDDUA YERİNE DUA EDİYORUM ALLAH CC. SİZLERİ AFFETSİN…
Misafir
10 Oca 11 at 02:29
benim çok akıllı kardeşim senin ülkende şehrinde günde 5 vakit ezan okunuyor.ezan allahın var olduğunun manifestosu değil midir?sen şimdi buna rağmen tanrıya inanamıyorsun.sen aklında felsefe yapmışsın [tebrik ederim) ölçmüşsün biçmişsin bi sonuca ulaşmışsın-ki bu sonuç seni bağlar- sen bunları yazdın diye biz de sana mı inanalım inanamak zorundamıyız?materyalist düşünce tüm kötülüklerin anasıdır.öldükten sonra ben yok olacakasam neden başkasının hakkını gözeteyim neden iyilik yapayım KAHROLSUN MATERYALİZM
hashüs
10 Oca 11 at 18:24
@Misafir
Kuran’ın değişmiş veya değişmemiş olması hiçbir şeyi kanıtlamaz. Tüm dini metinler sündürülebilir bir dille yazılmışlardır. Her okuyan farklı anlamlar çıkarabilir. Bu yüzden Kuran veya herhangi bir dini metin doğrudur diyemeyiz. Carl Sagan şöyle diyor: “Olağanüstü iddialar, olağanüstü kanıtlar gerektirir.” Bu iddiaların doğruluğunu sadece farklı anlamlar verebilecek, sündürelebilecek yazılı metinlerden çıkaramayız.
Ben bu yazıyı rant veya herhangi bir amaçla yazmıyorum. Gerçek ismimle, kimliğimle herşeyi açıkça belirtiyorum, tecrübemi paylaşıyorum. Bedavayken yararlanmanı tavsiye ederim. Üstelik benim durumum ülkemde övünülecek veya prestij edilecek bir durum değildir. Aksine ben ülkeme göre hastalıklıyım ve eksiğim.
Senin dine-Tanrı’ya inanıp inanmaman beni ilgilendirmez. Ben burada düşündüklerimi açıkladım beğenmediysen katılmak zorunda değilsin. Isaac Asimov’un şu sözünü tekrarlamak isterim:
Peygambere işkence edenler dine inanıyorlardı. Putları tanrı kabul edinmişlerdi. Yani onlar da tamamen dinsiz veya tanrısız değillerdir. Benim anlatmaya çalıştığım. Senin tanrının doğruluğu veya yanlışlığı değildir. Bu düşüncenin tümden yanlış olduğudur.
Yazımı tekrar okumanı tavsiye ederim. Belli ki çok sakin bir kafayla okumamışsın. İyi günler.
@Hashüs
İngiltere’de çan çalıyor diye İsa Tanrı’nın oğlu mu demek oluyor, senin mantığınla? Buradan kastettiğin şeyi anlamış değilim. Ayrıca kimseye inanmamak zorundasın diye bir ibare koymadım. Kimseye kahrolsun da demedim. Kimseyi zorlamıyorum, sadece düşündüklerimi açıkladım.
Aslında başka bir dünyanın var olmaması benim bakış açımı tamamen değiştirdi. Artık adımlarımı daha bilinçli ve kontrollü atıyorum. Daha az hata yapmaya çalışıyorum ve insanları daha az kırmaya çalışıyorum. Eğer ki kötü biri olsaydım. Bunu daha farklı düşünebilirdim ama değilim. Başka bir dünya yok öyleyse herkesi kazıklayayım diyebilirdim ama kimseyi de kazıklamıyorum. Bence görevini layığıyla yapamayan aile, eğitim kurumları ve toplum işin kolayına kaçıyor ve bireydeki sorunları hemen dinsizliğe veya din eksikliğine bağlıyor. Dinsizliğe suç atmadan önce kişiler ve kurumlar kendi bakış açılarını ve yöntemlerini değiştirmelidir. İyi yetişmemiş bireyler dini de dinsizliği de sömürü aracı haline getirebilir. Kahrolsun ÖN YARGI.
Yalçın Can
10 Oca 11 at 20:13
değerli arkadaşım herşeyden önce ön yargısız bir fikir adamı oluşunu tebrik ediyorum.ve olaylara mantık açısından bakmanı da kutlarım.zaten islamiyetin insanlardan istediği akıllarını kullanmlarıdır.fakat allahın varlığını kesin olarak kanıtlamak bana kalırsa mümkün değildir.sebebine gelince islamiyete göre tanrının varlığı deneylerle ispatlansaydı herkes tanrıya inanaırdı zaten.herkes müslüman olurdu.islama göre dünya hayatı bir imtihan yeridir.tanrının varlığı kanıtlansaydı bu dünyada imtihanın hükmü kalmazdı.önmeli olan görmeden iman etmektir.saygılarımla.
hashüs
10 Oca 11 at 20:49
Bilim bana binlerce yıldır kadın erkek sayısının ortalama olarak eşit veya eşite yakın olmasının nedenini çok mantıklı bir şekilde açıklayana ve benzer yönde bazı rastlantılarla açıklanamayacak şeyleri açıklayana kadar inanmama hakkını kullanıyorum.
FeRHaD
12 Oca 11 at 01:10
tüm tarihçiler tarafından Hz. Muhammedin okuma yazma bilmediği kabul edilmiştir.Allahı inkar edenler Kuranı Kerimin Hz.Muhammedin -haşa-uydurduğu bir şiir bir felsefe ürünü olduğunu ileri sürerler.peki o zaman bir düşünün okuma yazması olmayan bir insan Kuranı Kerim gibi bir metini yıllarca kelimesi kelimesine harfi harfine hiç değiştirmeden hiç yanılmadan nasıl ezberinde tutabiliyor?islam tarihini iyi bilmek gerek arkadaşlar!
hashüs
6 May 11 at 20:45
@hashüs, kendinize şunu sorun: “Ticaretle uğraşan birinin okuma yazma bilmemesi mümkün mü?”
Ayrıca şu bağlantıya göz atmanızda da fayda var:
http://suphecimelek.wordpress.com/2009/08/05/muhammedin-okur-yazarligi/
Son_Silahsor
18 May 11 at 04:06
birşeye inanmak veya inanmamak kişinin kendisinin karar vereceği bir iştir.bir insan pekala yerçekimi kanununu da inkar edebilir.bu sebeple tartışmayı kendi adıma burada sonlandırıyorum.ama son bir şey söylemek gerekirse cahiliye döneminde arap yarımadasında yaşayan kafası her türlü sahtekarlığa çalışan , vahşi bedeviler enayiydi değil mi?
hashüs
19 May 11 at 18:50
sen demişsinya insanların cezalandırılmadığı sorgulanmadığı bir hayat senin bunu söylemenin sebebi bazı kurallara uymak sana zor geldiği için sorgulanmaya geldiğimizde ise zaten bir insanın yaptıklarından sorgulanmaması çok saçma çünkü nasıl davranacağın senin elinde olan birşey o yüzden yanlışlarındanda doğrularındanda sen hesap vereceksin aynı bir okul gibi
raci
23 May 11 at 21:00
Bence engels in de dediği gibi,o bir afyon ve onun için çok kan dökülüyor.İnsan ı hayvan dan ayıran düşünce ise,o zaman insan olarak neden düşünmüyoruz ve bazı fetbazların teesirinde kalarak din adın bir hayata ya da hayatlara kıyıyoruz?Yapmayın beyler bizler de birer hayvan değilmiyiz?İnsan insan ı öldürmez,öldüremez.
adek
31 May 11 at 02:31